İngiltere'de faaliyet gösteren New Economics Foundation ve Finance Innovation Lab adlı iki düşünce kuruluşu, hükümete güneş panelleri için düşük faizli kredi programı başlatma çağrısında bulundu. Öneriye göre, Bank of England'ın desteğiyle hayata geçirilecek bu program sayesinde 8 milyona kadar hanenin enerji faturalarında yılda yüzlerce sterlin tasarruf etmesi mümkün olabilir. Rapor, mevcut yüksek faiz ortamında hanelerin güneş paneli yatırımı yapmakta zorlandığını, bu nedenle devlet destekli bir kredi mekanizmasının hem çevre hem de ekonomi için kritik önem taşıdığını vurguluyor.
Kredi Programı Nasıl İşleyecek?
Thinktanklerin önerdiği modelde, Bank of England tarafından düşük maliyetli fon sağlanacak ve bu fonlar özel bankalar aracılığıyla hanelere aktarılacak. Krediler, mevcut piyasa faiz oranlarının oldukça altında olacak şekilde yapılandırılacak. Raporda, tipik bir hanenin güneş paneli kurulumu için 4.000 ila 6.000 sterlin arasında bir maliyetle karşı karşıya olduğu, bu tutarın yıllık enerji tasarrufuyla 15-20 yıl içinde amorti edilebildiği belirtiliyor. Ancak yüksek faiz oranları bu geri ödeme süresini uzatıyor ve yatırımı cazip olmaktan çıkarıyor. Düşük faizli kredilerle birlikte, geri ödeme süresi 10 yılın altına düşebilir ve haneler yılda ortalama 270 sterlin tasarruf edebilir. Bu, Birleşik Krallık genelinde 8 milyon hanenin katılımıyla toplamda 2,2 milyar sterlinlik bir tasarruf anlamına geliyor.
Program ayrıca düşük gelirli haneleri hedef alacak şekilde tasarlanmış. Thinktankler, enerji yoksulluğu çeken bölgelere öncelik verilmesini ve kiralık evlerde oturan kiracıların da bu kredilerden faydalanabilmesi için düzenlemeler yapılmasını öneriyor. Şu anda Birleşik Krallık'ta 5,5 milyon hanenin enerji yoksulluğu içinde olduğu tahmin ediliyor. Güneş paneli kurulumu, bu hanelerin enerji faturalarını önemli ölçüde düşürebilir ve karbon emisyonlarını azaltabilir.
Küresel ve Bölgesel Boyut
İngiltere'nin bu adımı, Avrupa genelinde yenilenebilir enerji yatırımlarını teşvik etme çabalarının bir parçası olarak görülebilir. AB, 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji payını %45'e çıkarmayı hedefliyor. Güneş enerjisi, bu hedefe ulaşmada kilit rol oynuyor. Ancak yüksek faiz oranları ve enflasyon, birçok Avrupa ülkesinde hanelerin güneş paneline yatırım yapmasını zorlaştırıyor. İngiltere'nin deneyimi, benzer kredi modellerinin diğer ülkelerde de uygulanabileceğini gösteriyor.
Küresel ölçekte, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2023'te güneş enerjisi kapasitesindeki artışın rekor kırdığını ancak bu büyümenin büyük ölçüde Çin, ABD ve Hindistan gibi ülkelerde yoğunlaştığını belirtiyor. Avrupa'da hanelerin çatı üstü güneş paneli kurulumu hala potansiyelinin altında. İngiltere'deki bu girişim, diğer Avrupa ülkelerine de ilham verebilir ve yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasını hızlandırabilir. Ayrıca, enerji bağımsızlığı ve Rus gazına bağımlılığın azaltılması açısından da stratejik bir öneme sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, güneş enerjisi potansiyeli yüksek bir ülke olmasına rağmen, hanelerin çatı üstü güneş paneli kullanımı henüz yaygınlaşmamıştır. İngiltere'deki bu model, Türkiye'de de benzer bir düşük faizli kredi programının uygulanabilirliğini gündeme getirebilir. Özellikle yüksek enflasyon ve enerji fiyatlarının haneler üzerinde yarattığı baskı düşünüldüğünde, güneş paneli yatırımı hem tasarruf hem de çevresel fayda sağlayabilir. Türkiye'nin 2022'de yayımladığı Ulusal Enerji Planı'nda 2035 yılına kadar 52,9 GW güneş enerjisi kapasitesi hedeflenmektedir. Bu hedefe ulaşmak için hanelerin ve küçük işletmelerin de dahil olduğu bir kredi mekanizması etkili olabilir. Ancak Türkiye'de faiz oranlarının yüksekliği ve bankaların kredi verme iştahı düşük olduğu için, bu modelin uygulanabilmesi için kamu bankaları aracılığıyla bir fonlama mekanizması kurulması gerekebilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ithalatındaki cari açığı düşünüldüğünde, yerli güneş paneli üretiminin artırılması ve bu kredilerin yerli üretimi destekleyecek şekilde tasarlanması stratejik önem taşımaktadır. Sonuç olarak, İngiltere'deki bu girişim, Türkiye için de örnek teşkil edebilecek bir model sunmaktadır.