Güney Carolina’da Demokratlar, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın koltuğunu hedef alarak eyalette neredeyse 30 yıldır süren Cumhuriyetçi üstünlüğüne son vermeyi umuyor. 2026 ara seçimlerinde Graham’ın karşısına çıkması beklenen Demokrat aday Annie Andrews, sağlık hizmetleri ve eğitim gibi konulara odaklanarak muhafazakâr seçmen kitlesini ikna etmeye çalışıyor. Analistler, Graham’ın deneyimine rağmen artan siyasi kutuplaşma ve değişen demografik yapının yarışı beklenenden daha rekabetçi hale getirebileceğini belirtiyor.
Güney Carolina’da Cumhuriyetçi Hakimiyet ve Graham’ın Gücü
Güney Carolina, 1996’dan bu yana Senato seçimlerinde Cumhuriyetçi adayların kazandığı bir eyalet. Lindsey Graham, 2002’de kazandığı ilk Senato koltuğunda dört dönemdir görev yapıyor ve özellikle savunma, dış politika ve yargı atamaları konularında etkili bir isim. Ancak Graham, son yıllarda eski Başkan Donald Trump’a yakın duruşu ve tartışmalı çıkışlarıyla hem eyalet içinde hem de ulusal çapta tepki çekiyor. 2020’deki başkanlık seçimlerinde Trump’ın yenilgisini tanımama çabalarına destek vermesi, bazı Cumhuriyetçi seçmenlerin bile tepkisini çekmişti. Bu durum, Graham’ın eyalet içindeki popülaritesini sorgulanır hale getiriyor.
Demokrat aday Annie Andrews, bir pediatrist ve sağlık politikası savunucusu. 2022’deki Temsilciler Meclisi seçimlerinde başarısız olmasına rağmen, sağlık sigortası erişimi ve kamu eğitimi gibi konularda yaptığı kampanyalarla dikkat çekmişti. Andrews, seçim kampanyasında “Graham Washington’da kariyer politikacısı olarak kayboldu, biz ise Güney Carolina ailelerinin gerçek sorunlarına odaklanacağız” mesajını veriyor. Eyalet genelinde artan sağlık maliyetleri ve eğitim kalitesi endişeleri, Andrews’un mesajını güçlendiriyor.
Bölgesel ve Ulusal Dinamikler: Göç, Ekonomi ve Trump Etkisi
Güney Carolina, son yıllarda hızlı nüfus artışı ve ekonomik dönüşüm yaşıyor. Özellikle kuzey eyaletlerinden gelen göç, eyaletin demografik yapısını değiştirirken, bu yeni seçmenlerin siyasi eğilimleri Cumhuriyetçiler için risk oluşturuyor. Ayrıca, eyaletteki büyük şirket yatırımları (örneğin, BMW ve Boeing tesisleri) ve savunma sanayii, ekonomik konuları ön plana çıkarıyor. Graham’ın bu sektörlere yönelik politikaları genel olarak destek bulsa da, enflasyon ve işsizlik gibi ulusal sorunların eyaletteki yansımaları Andrews’a fırsat yaratabilir.
Ulusal düzeyde, Senato’daki dengeler de yarışı kritik kılıyor. Cumhuriyetçiler şu anda Senato’da 53-47 üstünlüğüne sahipken, 2026’da 33 sandalye yarışı olacak ve bunların 20’si Cumhuriyetçilere ait. Güney Carolina gibi güvenli Cumhuriyetçi eyaletlerde bile Demokratların rekabetçi olabilmesi, ulusal partinin moralini yükseltebilir. Ancak eski Başkan Trump’ın hâlâ Cumhuriyetçi taban üzerindeki büyük etkisi, Graham’ı zor durumda bırakabilir; Trump, Graham’ı “RINO” (sadece ismen Cumhuriyetçi) olarak nitelendirmiş, ancak yine de onaylamıştı. Trump’ın 2024 başkanlık yarışındaki olası adaylığı, Güney Carolina’daki seçim dinamiklerini doğrudan etkileyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD Senatosu’ndaki güç dengesi açısından önem taşıyor. Türkiye-ABD ilişkilerinde, özellikle savunma sanayii ve NATO konularında Lindsey Graham’ın pozisyonu belirleyici olabiliyor. Graham, Türkiye’ye yönelik bazı yaptırım kararlarını desteklemiş, ancak aynı zamanda iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın önemini vurgulamıştı. Eğer Graham koltuğunu kaybederse ve yerine daha az deneyimli bir Demokrat gelirse, Türkiye’nin ABD Kongresi’ndeki savunuculuğu zayıflayabilir. Ayrıca, Demokrat Parti’nin genel olarak Türkiye’ye daha eleştirel yaklaştığı düşünülürse, Ankara’nın Washington’daki etkisi daralabilir. Bu nedenle, Türkiye’nin ABD’deki siyasi gelişmeleri yakından takip etmesi ve iki partili ilişkileri güçlendirmek için proaktif adımlar atması gerekiyor.