İngiltere Milli Takımı oyuncusu Anthony Gordon, İngiltere'nin büyük turnuvalarda başarılı olabilmesi için İspanya'yı taklit etmeyi bırakması gerektiğini söyledi. Gordon, "Oyunu kontrol etmek İngiliz DNA'sında yok" diyerek, ülkesinin kendi kimliğine dönmesi çağrısında bulundu. Bu açıklama, İngiltere'nin son dönemdeki turnuva performansı ve taktiksel kimlik arayışı tartışmalarının ortasına bomba gibi düştü.
Gordon'un açıklamalarının arka planı
Anthony Gordon, İngiltere'nin son yıllarda İspanya gibi topa sahip olma ve oyunu kontrol etme temelli bir oyun tarzını benimsemeye çalıştığını ancak bunun İngiliz futbolunun doğasına aykırı olduğunu savundu. İngiliz futbolunun geleneksel olarak daha direkt, hızlı ve fiziksel bir oyun tarzına dayandığını belirten Gordon, "Biz İngilizler olarak oyunu kontrol etmek yerine, tempoyu ve fiziksel gücümüzü kullanarak kazanmaya alışkınız. İspanya gibi pas yaparak rakibi uyutmak bize göre değil" ifadelerini kullandı.
Gordon'un bu sözleri, İngiltere'nin son büyük turnuvalardaki performansıyla da örtüşüyor. İngiltere, 2018 Dünya Kupası'nda yarı final, 2020 Avrupa Şampiyonası'nda final ve 2022 Dünya Kupası'nda çeyrek final oynamıştı. Ancak takım, özellikle büyük maçlarda topa sahip olma oranında üstünlük sağlasa da, rakiplerini kilitlemekte zorlanmış ve zaman zaman etkisiz kalmıştı. Gordon, bu durumun İngiltere'nin kendi oyununu oynamamasından kaynaklandığını düşünüyor.
İngiltere Teknik Direktörü Gareth Southgate, turnuvalarda genellikle dengeli bir oyun tercih ediyor ve takımını modern futbolun gerektirdiği şekilde topa sahip olmaya teşvik ediyor. Ancak Gordon gibi oyuncular, bu yaklaşımın İngiltere'nin geleneksel güçlü yönlerini körelttiğini savunuyor. Gordon, "Bizim gücümüz hızlı hücumlar, kanat akınları ve fiziksel mücadele. Bunları bırakıp İspanya gibi oynamaya çalışırsak, ne bizim oyunumuzu oynarız ne de onlarınkini" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin taktiksel kimlik arayışı, sadece futbol sahasında değil, aynı zamanda İngiliz futbol kültürü ve milli kimlik açısından da önemli bir tartışma. İspanya'nın 2008-2012 arasında üst üste üç büyük turnuva kazanması, tiki-taka olarak bilinen pas oyununu dünya futbolunun hakimi haline getirmişti. O dönemden bu yana birçok ülke İspanya'yı taklit etmeye çalıştı ancak çok azı başarılı oldu. Almanya, 2014 Dünya Kupası'nı kazanırken İspanya tarzına yakın bir oyun benimsemişti ancak sonrasında bu tarzın sürdürülebilir olmadığı görüldü.
Gordon'un açıklamaları, İngiltere'nin kendi kimliğine dönmesi gerektiği yönündeki görüşleri güçlendiriyor. İngiliz futbolunun köklü bir tarihi ve kendine özgü bir oyun kültürü var. Premier Lig'in yüksek tempo ve fiziksel mücadele üzerine kurulu yapısı, milli takımın da bu doğrultuda oynamasını gerektiriyor. Gordon, "Bizim oyuncularımız Premier Lig'de her hafta yüksek tempoda oynuyor. Milli takımda da aynısını yapmalıyız. İspanya gibi yavaş ve kontrollü oynamak bize uymuyor" diye ekledi.
Ancak Gordon'un bu sözleri, İngiltere'nin son turnuvalardaki başarısızlıklarını da sorgulatıyor. İngiltere, 1966'dan bu yana hiç büyük bir turnuva kazanamadı. Son yıllarda finale kadar gelse de, kupayı kaldıramadı. Bu durum, İngiliz futbolunda taktiksel ve zihinsel bir eksiklik olduğu yönündeki eleştirileri beraberinde getiriyor. Gordon, bu eleştirilere yanıt olarak, "Kazanmak için İspanya gibi olmak zorunda değiliz. Kendi oyunumuzu oynarsak, büyük turnuvalarda başarılı olabiliriz" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Anthony Gordon'un açıklamaları, Türk futbolu için de ders niteliğinde. Türkiye Milli Takımı da zaman zaman kimlik arayışı yaşıyor ve büyük turnuvalarda istikrarlı bir oyun tarzı sergileyemiyor. İngiltere'nin İspanya'yı taklit etme tartışması, Türkiye'nin de kendi güçlü yönlerine dönmesi gerektiğini hatırlatıyor. Türk futbolunun geleneksel özellikleri arasında mücadele, hırs ve hızlı hücumlar yer alıyor. Bu doğrultuda bir oyun tarzı benimsenirse, Türkiye'nin de büyük turnuvalarda daha başarılı olabileceği söylenebilir. Ayrıca, İngiltere'nin taktiksel tercihleri, UEFA ve FIFA turnuvalarında Türkiye'nin rakiplerini analiz etmesi açısından da önem taşıyor.