Beyaz Saray'ın üst düzey yetkilileri ve Cumhuriyetçi Parti'nin seçilmiş isimleri, özel sohbetlerde aynı noktada birleşiyor: Başkan Donald Trump'ı bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya ikna etmek için artık neredeyse hiç çaba sarf etmiyorlar. Axios'un haberine göre, parti içindeki pek çok isim, Trump'ın kararlarını değiştirmenin mümkün olmadığını kabullenmiş durumda.
İkna kanalları kapanmış durumda
Axios'a konuşan kaynaklar, Trump'ın özellikle son dönemdeki kararlarında çevresindeki isimlerin telkinlerine kapalı olduğunu aktarıyor. Bir yetkili, "Neden hâlâ ona bir şeyleri anlatmaya çalışıyorsunuz?" sorusuna, "Çünkü artık kimse denemiyor bile" yanıtını veriyor. Bu durum, Beyaz Saray'da geleneksel danışmanlık mekanizmasının fiilen işlemediiğini gösteriyor.
Republican Party içinde, Trump'ın kararlarını etkilemek için kullanılan geleneksel yöntemlerin — özel toplantılar, istihbarat brifingleri, ekonomik verilerle ikna — artık sonuç vermediği belirtiliyor. Özellikle ticaret savaşları, dış politika atamaları ve federal harcamalar gibi konularda Trump'ın kendi içgüdüleriyle hareket ettiği, çevresindeki uzmanların uyarılarını dikkate almadığı ifade ediliyor.
Bu durum, Cumhuriyetçi Parti'nin yasama süreçlerindeki etkinliğini de zayıflatıyor. Kongre'deki GOP üyeleri, Trump'ın veto edebileceği veya desteklemeyeceği yasaları geçirmekte zorlanıyor; çünkü başkanı ikna etmek için gereken ön görüşmeler artık yapılmıyor. Parti içindeki bir başka kaynak, "Artık sadece sonucu bekliyoruz" diyerek durumu özetliyor.
Trump yönetiminde karar alma süreci
Trump'ın ilk döneminde de benzer şikâyetler dile getirilmişti; ancak o dönemde en azından bazı konularda (örneğin vergi reformu veya yargı atamaları) parti içi ikna çabaları sonuç verebiliyordu. Şimdi ise GOP içindeki pek çok isim, Trump'ın ikinci döneminde karar alma sürecinin tamamen kişiselleştiğini ve kurumsal denge mekanizmalarının devre dışı kaldığını söylüyor.
Bu durum, ABD'nin küresel liderlik rolünü de etkiliyor. Örneğin, NATO müttefikleriyle yapılan görüşmelerde Trump'ın pozisyonunu değiştirmek için Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı'nın çabaları sonuçsuz kalıyor. Avrupa başkentleri, Washington'dan gelen mesajların tutarsızlığından şikâyet ediyor.
Beyaz Saray'dan konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak Axios'un haberine göre, Trump'ın yakın çevresindeki bazı isimler bile artık "ikna turlarına" çıkmıyor; doğrudan başkanın kararını uygulamaya odaklanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de Cumhuriyetçi Parti içindeki bu ikna krizi, Türk-Amerikan ilişkilerini de yakından ilgilendiriyor. Trump'ın kararlarını etkilemek için Ankara'nın geleneksel olarak kullandığı lobi kanalları ve Kongre nezdindeki girişimler, artık daha da sınırlı. Türkiye'nin F-35, PKK/YPG ve Fethullah Gülen'in iadesi gibi başlıklarda Washington'da muhatap bulması zorlaşıyor. Öte yandan, karar alma sürecinin kişiselleşmesi, Türkiye'ye doğrudan Trump ile temas kurma imkânı tanısa da, bu temasların kalıcılığı belirsiz. Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde kurumsal kanalların zayıflaması, uzun vadeli strateji oluşturmayı güçleştiriyor.