ABD ordusunun son bir yıl içinde gerçekleştirdiği bot saldırılarında en az 227 sivilin hayatını kaybettiği ortaya çıktı. The Intercept'in haberine göre, bu saldırılar "Cinayet Yılı" olarak adlandırılan dönemde gerçekleşti ve Trump yönetiminin uluslararası hukuku hiçe sayan politikalarının en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor. Söz konusu saldırılar, ABD'nin Orta Doğu ve Afrika'daki askeri operasyonlarının sivil kayıplarını gözler önüne seriyor.
Saldırıların Arka Planı ve "Cinayet Yılı"
The Intercept'in haberine göre, ABD'nin bot saldırıları, Başkan Donald Trump'ın göreve geldiği 2017 yılından bu yana artarak devam ediyor. "Cinayet Yılı" olarak adlandırılan 2019 yılında, ABD ordusunun Somali, Yemen ve Irak gibi ülkelerde düzenlediği insansız hava aracı ve bot saldırılarında sivil kayıpların sayısı 227'ye ulaştı. Bu saldırılar, genellikle terör örgütü üyelerini hedef aldığı iddiasıyla yapılıyor ancak sivil yerleşim yerlerini vurması nedeniyle büyük tepki çekiyor.
The Intercept, saldırıların "Trump yönetiminin hukuk tanımazlığının en çarpıcı kanıtı" olduğunu belirtiyor. Haberde, ABD'nin uluslararası hukuku ve savaş kurallarını ihlal ettiği, sivil kayıpların sistematik olarak görmezden gelindiği vurgulanıyor. Saldırıların çoğunun, istihbarat hataları veya yanlış hedefleme sonucu gerçekleştiği iddia ediliyor.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak daha önce yapılan açıklamalarda, sivil kayıpların önlenmesi için gerekli önlemlerin alındığı savunuluyordu. The Intercept'in haberine göre, bu açıklamalar gerçeği yansıtmıyor ve sivil ölümler sistematik bir şekilde örtbas ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
ABD'nin bot saldırıları, sadece hedef ülkelerde değil, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırıyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları örgütleri, sivil kayıpların hesabının sorulması çağrısında bulunuyor. Ancak ABD'nin BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto yetkisi nedeniyle somut bir adım atılamıyor.
Saldırılar, ABD'nin "terörle mücadele" adı altında yürüttüğü operasyonların sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Özellikle Somali'de El Şebab, Yemen'de El Kaide ve Irak'ta IŞİD'e yönelik saldırılar, bu ülkelerde zaten kırılgan olan istikrarı daha da bozuyor. Sivil ölümler, radikal grupların propaganda malzemesi haline geliyor ve bölgede anti-Amerikan duyguları körüklüyor.
Trump yönetiminin "Amerika Birleşik Devletleri'ni yeniden büyük yapma" söylemi, dış politikada saldırgan bir tutumu beraberinde getirdi. 2017'de Yemen'de düzenlenen ve çok sayıda sivilin ölümüne yol açan saldırı, daha sonraki yıllarda da devam etti. 2018'de Somali'de art arda düzenlenen hava saldırıları, yüzlerce sivilin ölümüne neden oldu. 2019 ise "Cinayet Yılı" olarak tarihe geçti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin bot saldırılarındaki sivil kayıplar, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir konu. Türkiye, Suriye ve Irak'ta PKK/YPG ve DEAŞ ile mücadelede sivil kayıpların önlenmesine önem veriyor ve uluslararası hukuka uygun hareket ettiğini savunuyor. ABD'nin bu tutumu, NATO müttefikleri arasında görüş ayrılıklarına yol açabilir. Ayrıca, sivil ölümlerin artması, bölgede istikrarsızlığı derinleştirerek Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırabilir. Türkiye, insani krizlerin çözümü için uluslararası işbirliğini savunuyor ve bu tür saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguluyor.