Küresel hisse senedi piyasaları, yılın ikinci çeyreğindeki güçlü yükselişin ardından yılın ikinci yarısında da ivme kazanmaya hazırlanıyor. Goldman Sachs Group Inc.'in baş küresel hisse senedi stratejisti Peter Oppenheimer'a göre, bu yükselişin ana itici gücü teknoloji şirketlerindeki kâr büyümesi olacak. Oppenheimer, yatırımcılara gönderdiği notta, piyasalardaki iyimser havanın sadece büyük teknoloji hisseleriyle sınırlı kalmayıp daha geniş bir yelpazeye yayılacağını belirtti. Bu tahmin, yapay zeka ve dijital dönüşümün getirdiği verimlilik artışlarının teknoloji dışındaki sektörlere de sıçradığının sinyallerini veriyor.
Teknoloji Kârları Geniş Tabanlı Yükselişi Besliyor
Oppenheimer, Goldman Sachs'ın küresel hisse senedi stratejisi raporunda, teknoloji sektörünün 2024'ün ilk yarısında S&P 500 ve diğer büyük endekslerdeki yükselişe öncülük ettiğini vurguladı. Ancak ikinci yarıda bu liderliğin sağlık, finans ve sanayi gibi diğer sektörlere de yayılacağını öngörüyor. "Teknoloji şirketleri, yapay zeka yatırımları sayesinde maliyetlerini düşürüyor ve verimliliklerini artırıyor; bu da kâr marjlarını yukarı çekiyor. Ancak bu avantaj, zamanla diğer sektörlere de sıçrayacak," diyen Oppenheimer, geniş tabanlı bir büyüme döngüsüne işaret etti. Raporda, faiz oranlarının zirve yapmış olabileceği ve merkez bankalarının gevşeme sinyalleri verdiği bir ortamda, hisse senetlerinin tahvillere kıyasla daha cazip hale geldiği belirtildi.
Küresel Piyasalar ve Jeopolitik Riskler
Oppenheimer'ın iyimser tahminine rağmen, küresel piyasaların karşı karşıya olduğu bazı riskler bulunuyor. Enflasyonun beklenenden yüksek kalması, merkez bankalarını faiz indirimlerini ertelemeye itebilir. Ayrıca, Çin ekonomisindeki yavaşlama ve jeopolitik gerilimler (özellikle Ukrayna-Rusya savaşı ve Orta Doğu'daki gerginlikler) piyasalarda oynaklığa yol açabilir. Buna karşın, Goldman Sachs analistleri, küresel ekonominin "yumuşak iniş" yapma olasılığının yüksek olduğunu ve resesyon riskinin azaldığını savunuyor. Özellikle gelişmekte olan piyasalar, düşük değerlemeleri ve güçlü büyüme potansiyelleriyle yatırımcıların dikkatini çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Goldman Sachs'ın küresel hisse senetlerine dair iyimser tahmini, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar için de önemli sinyaller taşıyor. Küresel risk iştahının artması, Türk varlıklarına yönelik ilgiyi canlandırabilir. Ancak Türkiye'nin yüksek enflasyon, cari açık ve siyasi belirsizlikler gibi yapısal sorunları, bu iyimser havanın tam anlamıyla yurt içi piyasalara yansımasını sınırlayabilir. Özellikle teknoloji hisselerinin küresel ölçekteki yükselişi, BIST'teki teknoloji şirketleri için de fırsatlar yaratabilir, ancak bu şirketlerin küresel rekabet gücü ve kârlılık dinamikleri yakından izlenmelidir. Sonuç olarak, Türkiye için asıl fırsat, küresel sermaye akışlarının yeniden gelişmekte olan piyasalara yönelmesi durumunda ortaya çıkabilir; ancak bu, yurt içi reformların hızlanmasına bağlıdır.