Kahve ve şeker vadeli işlem kontratları, başlıca üretim bölgelerinde yaşanan olumsuz hava koşullarının arz endişelerini derinleştirmesiyle New York ve Londra borsalarında yükselişini sürdürdü. Brezilya'da kuraklık, Vietnam ve Hindistan'da ise beklenmedik yağışlar, hasat tahminlerini aşağı yönlü revize ederken, küresel emtia piyasalarında fiyatların son ayların en yüksek seviyelerine tırmanmasına neden oldu. Arabica kahvesi New York'ta pound başına 2,50 doların üzerine çıkarken, ham şeker Londra'da ton başına 600 doları aştı. Bu yükseliş, enflasyonist baskıların halen devam ettiği bir dönemde gıda fiyatlarına dair kaygıları yeniden canlandırdı.
Olumsuz Hava Koşulları ve Arz Darboğazı
Brezilya'nın Minas Gerais ve Sao Paulo gibi ana kahve üretim bölgelerinde son aylarda görülen kuraklık, çiçeklenme dönemindeki ağaçları olumsuz etkiledi. Brezilya Kahve İhracatçıları Konseyi (CECAFE), 2025/26 hasat döneminde üretimin yüzde 10-15 oranında düşebileceğini açıkladı. Benzer şekilde, dünyanın en büyük robusta kahve üreticisi Vietnam'da muson mevsimindeki düzensizlikler ve aşırı yağışlar, hasadı geciktirerek kalite kaybına yol açtı. Vietnam Kahve ve Kakao Derneği (Vicofa), bu sezon robusta üretiminin yüzde 8 azalabileceğini bildirdi. Şeker tarafında ise Hindistan, dünyanın ikinci büyük üreticisi olarak öne çıkarken, Maharashtra ve Uttar Pradesh'teki şiddetli yağışlar şeker kamışı tarlalarına zarar verdi. Hindistan Şeker Birliği (ISMA), 2025/26 sezonunda üretimin 32 milyon tona gerileyebileceğini, bunun da ihracat kısıtlamalarına yol açabileceğini duyurdu.
Küresel Emtia Piyasalarına Etkileri
Kahve ve şeker fiyatlarındaki bu yükseliş, sadece üretici ülkeleri değil, aynı zamanda ithalatçı ülkeleri ve tüketici fiyatlarını da doğrudan etkiliyor. Avrupa Birliği, ABD ve Japonya gibi büyük ithalatçılar, stoklarını artırma yoluna giderken, fiyatların daha da yükselmesi bekleniyor. Uluslararası Şeker Örgütü (ISO), küresel şeker açığının bu yıl 2 milyon tona ulaşabileceğini tahmin ediyor. Kahvede ise Uluslararası Kahve Örgütü (ICO), küresel talebin özellikle Uzak Doğu'da artmasına rağmen arzın yetersiz kalacağını belirtiyor. Bu durum, kahve zincirinde perakende fiyatlarının yılın ikinci yarısında yüzde 5-10 artmasına yol açabilir. Ayrıca, Brezilya'da lojistik maliyetleri ve iç nakliye ücretlerindeki artış, fiyatları daha da yukarı çekiyor. Şeker piyasasında ise Hindistan'ın ihracat kısıtlamaları, Brezilya'nın artan üretimine rağmen dengeyi sağlayamayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kahve ve şeker gibi temel emtialarda net ithalatçı konumundadır. Kahve fiyatlarındaki yükseliş, son yıllarda patlama yaşayan yerli kahve sektörünü ve tüketici fiyatlarını doğrudan etkileyecektir. Şeker fiyatlarındaki artış ise gıda sanayisi ve şekerleme sektörünü olumsuz etkileyebilir. Ancak, Türkiye'nin şeker üretiminde büyük ölçüde kendine yeterli olması (pancar şekeri) bu etkiyi kısmen hafifletebilir. Yine de, küresel fiyat artışları girdi maliyetlerini yükseltecek ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştıracaktır. Kahve ve çikolata gibi ürünlerde ithalata bağımlılık, cari açık üzerinde baskı oluşturabilir.