Goldman Sachs stratejisti Christian Mueller-Glissmann'a göre, yapay zeka destekli kâr sürprizleri dalgasının bir önceki kazanç sezonunda hisseleri yükselten etkisini tekrarlaması zor görünüyor. Bu nedenle, sadece şirket bilançolarının büyük bir piyasa rallisini tetiklemesi pek mümkün değil. Mueller-Glissmann, yatırımcıların mevcut çeyrekte daha mütevazı kazanç artışlarına hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Geçtiğimiz kazanç sezonunda, özellikle teknoloji şirketlerinde yapay zeka odaklı güçlü performanslar, endekslerde kayda değer yükselişlere yol açmıştı. Ancak Goldman Sachs analistleri, bu tür sürprizlerin sürdürülebilir olmadığını ve şirketlerin artan beklentileri karşılamasının zorlaştığını belirtiyor. Mueller-Glissmann, "Kâr sürprizleri bir noktada olağan hale gelir ve yatırımcılar bunu fiyatlamaya başlar. Bu da aynı büyüklükte bir piyasa tepkisi yaratmaz" dedi.
Ayrıca, makroekonomik belirsizlikler, faiz oranlarına ilişkin endişeler ve jeopolitik risklerin de piyasa duyarlılığını olumsuz etkilediğine dikkat çekiliyor. Goldman'ın stratejisti, hisse senetlerindeki yükselişin devamı için sadece kâr büyümesinin değil, aynı zamanda daha geniş ekonomik koşulların da destekleyici olması gerektiğini ifade etti.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu uyarı, küresel piyasalar için önemli bir sinyal niteliği taşıyor. ABD ve Avrupa borsaları, son aylarda yapay zeka hisseleri öncülüğünde tarihi zirvelere ulaşmıştı. Ancak Goldman Sachs'ın değerlendirmesi, bu rallinin temellerinin sorgulanmasına yol açtı. Yatırımcılar, özellikle Nasdaq ve S&P 500 gibi endekslerdeki yüksek değerlemelerin sürdürülebilir olup olmadığını tartışıyor.
Asya ve gelişmekte olan piyasalar da bu gelişmelerden doğrudan etkilenebilir. Yapay zeka harcamalarındaki yavaşlama, yarı iletken üreticileri ve teknoloji tedarikçileri için risk oluşturuyor. Öte yandan, enerji ve hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar da kâr marjları üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye ekonomisi açısından özellikle dış ticaret ve sermaye akışları bağlamında önem taşıyor. Küresel borsalardaki olası bir düzeltme, gelişmekte olan piyasalara yönelen portföy yatırımlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin Borsa İstanbul'u, yabancı yatırımcı ilgisi açısından hassas bir konumda. Ayrıca, yapay zeka alanındaki daralma, Türkiye'nin bu sektöre yönelik ihracatını ve teknoloji yatırımlarını da etkileyebilir. Ancak, Türkiye'nin enerji ithalatı ve jeopolitik risk priminin daha belirleyici faktörler olduğu unutulmamalıdır.