Gine'nin başkenti Konakri'deki bir çöp depolama sahasında meydana gelen ve en az 12 kişinin ölümüne yol açan çökmenin ardından kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanları arama çalışmalarını dev makine ve kepçelerle sürdürüyor. Facianın ikinci gününde bölgede öfke ve acı bir arada yaşanıyor; mahalle sakinleri, yetkilileri uzun süredir devam eden tehlike uyarılarını görmezden gelmekle suçluyor. Gine hükümeti, olayla ilgili soruşturma başlattığını duyururken, uluslararası yardım kuruluşları da bölgeye insani yardım sevkiyatına başladı.
Facianın Arka Planı: Yıllardır Süren İhmal ve Uyarılar
Çökme, Konakri'nin doğusundaki Lambanyi semtinde bulunan ve şehrin atıklarının büyük bir bölümünün döküldüğü açık arazi depolama sahasında yaşandı. Yaklaşık 20 metre yüksekliğe ulaşan çöp dağı, yoğun yağışların ardından kayarak çevredeki gecekondu evlerini ve atık toplayıcılarını altında bıraktı. İlk belirlemelere göre 12 kişi hayatını kaybetti, 40'tan fazla kişi yaralandı ve en az 30 kişi hâlâ kayıp. Kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanların sayısının artabileceği ihtimaline karşı çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Bölge sakinleri, yıllardır çöp dağının tehlikeli bir şekilde büyüdüğünü ve yağışlı sezonlarda kayma riski taşıdığını yetkililere defalarca ilettiklerini belirtiyor. Lambanyi Mahalle Muhtarı Sekou Camara, yaptığı açıklamada, "Her yağmur mevsiminde bu dağın altında kalanların olacağını söyledik. Belediye yetkilileri bizi duymazdan geldi. Şimdi bu acı tabloyla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. Benzer uyarılar, 2017 yılında da aynı bölgede yaşanan ve 8 kişinin öldüğü çökme olayının ardından da yapılmıştı; ancak o dönem de kalıcı bir önlem alınmamıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Atık Krizi ve Kentleşme
Gine'deki bu facia, Batı Afrika'nın büyüyen şehirlerinde atık yönetiminin ne kadar ciddi bir sorun olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Hızla artan nüfus ve kentleşme, belediyelerin atık toplama kapasitesini aşıyor; bu durum düzensiz ve denetimsiz çöp depolama alanlarının oluşumuna yol açıyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na (UNEP) göre, Sahra Altı Afrika'da kentsel atıkların yalnızca %20'si düzenli depolama tesislerinde toplanıyor. Gine gibi düşük gelirli ülkelerde bu oran çok daha düşük.
Uzmanlar, çevresel ve sağlık açısından büyük risk taşıyan bu tür düzensiz depolama alanlarının, iklim değişikliğinin etkisiyle daha da tehlikeli hale geldiğini vurguluyor. Şiddetli yağışlar, çöp dağlarının kayma olasılığını artırıyor; kuraklık dönemlerinde ise yangın riski yükseliyor. Konakri'deki felaket, sadece Gine'nin değil, bölgedeki pek çok ülkenin karşı karşıya olduğu benzer sorunlara dikkat çekiyor. Komşu ülkelerde de benzer olaylar yaşanmış, 2015'te Sierra Leone'nin başkenti Freetown'da meydana gelen sel ve toprak kayması sonucu yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti.
Gine hükümeti, felaketin ardından ulusal yas ilan ederken, soruşturma komisyonu kurulduğunu açıkladı. Devlet Başkanı Mamady Doumbouya, olayla ilgili sorumlular hakkında yasal sürecin başlatılacağını belirtti. Ancak sivil toplum örgütleri, somut adımlar atılana kadar bu tür vaatlerin boş kalabileceğini ifade ederek, bağımsız bir soruşturma ve atık yönetimi reformu çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu trajedi, Afrika'da artan kentleşme ve altyapı yetersizliğinin bir yansıması olarak, Türkiye'nin Afrika ile olan ilişkilerinde önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye, son yıllarda Sahra Altı Afrika'da kalkınma projeleri, altyapı yatırımları ve insani yardım faaliyetleriyle adından söz ettiriyor. Bu tür afetler, Türkiye'nin kentsel altyapı ve atık yönetimi konusundaki uzmanlığını paylaşabileceği bir iş birliği alanı olarak öne çıkıyor. Ayrıca, Türk iş insanlarının ve STK'ların bölgede artan etkinliği göz önüne alındığında, bu tür olaylara yönelik hazırlıklı olmak ve sürdürülebilir çözümlere katkı sağlamak, Türkiye'nin bölgedeki itibarını güçlendirebilir. Afrika'nın kalkınma sorunlarına duyarlı bir yaklaşım, Türkiye'nin küresel insani diplomasi politikasıyla da örtüşüyor.