ABD'nin en etkili İsrail yanlısı lobi örgütü olarak bilinen AIPAC (Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi), son yıllarda siyasi etkisinin azaldığı yönünde güçlü sinyaller veriyor. Hem Demokrat Parti'nin ilerici kanadı hem de Cumhuriyetçi Parti'nin sağ kanadındaki bazı isimler, grubun geleneksel olarak uyguladığı baskı politikalarından rahatsızlık duyuyor. Bu durum, AIPAC'ın Amerikan siyasetindeki ağırlığının sorgulanmasına neden oluyor.
Değişen dengeler ve artan eleştiriler
AIPAC, onlarca yıldır ABD Kongresi'nde İsrail'e koşulsuz destek verilmesini sağlayan en önemli lobi gücüydü. Ancak özellikle İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından, Demokrat Parti içindeki ilerici kanat, grubun politikalarına açıkça karşı çıkmaya başladı. İlerici vekiller, AIPAC'ın finansal gücünü kullanarak kendilerini hedef aldığını ve İsrail'in insan hakları ihlallerini görmezden geldiğini savunuyor. Bu durum, parti içinde ciddi bir kırılmaya yol açıyor.
Öte yandan, Cumhuriyetçi Parti'nin bazı sağ kanat isimleri de AIPAC'ı artık yeterince etkili bulmadıklarını dile getiriyor. Özellikle eski Başkan Donald Trump'ın İsrail'e yönelik politikalarının AIPAC'ın geleneksel çizgisinden ayrılması, grubun Cumhuriyetçiler üzerindeki etkisini zayıflattı. Bazı sağcılar, AIPAC'ın İsrail'in çıkarlarını değil, kendi kurumsal çıkarlarını ön planda tuttuğunu iddia ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Orta Doğu'da yeni dengeler
AIPAC'ın zayıflaması, sadece ABD iç siyasetini değil, Orta Doğu'daki güç dengelerini de etkileyebilir. İsrail, uzun süredir ABD'deki lobi faaliyetleri sayesinde Kongre'den kesintisiz askeri ve mali destek alıyordu. Ancak AIPAC'ın etkisinin azalması, bu desteğin sorgulanmasına ve koşullara bağlanmasına yol açabilir. Bu durum, İsrail'in bölgesel politikalarını önemli ölçüde etkileyebilir.
Orta Doğu'da Suudi Arabistan ile normalleşme süreci ve İran ile nükleer müzakereler gibi konularda da AIPAC'ın pozisyonu tartışılıyor. Grubun özellikle İran'a yönelik sert tutumu, bazı Arap ülkelerinin ABD ile ilişkilerini geliştirme çabalarıyla çelişiyor. Bu nedenle, AIPAC'ın zayıflaması, ABD'nin bölge politikalarında daha esnek bir yaklaşımın önünü açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AIPAC'ın ABD'deki gücünün azalması, Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Türkiye, özellikle Filistin meselesinde İsrail'i eleştiren bir politika izliyor ve bu konuda ABD'deki lobi grubunun etkisi, Türkiye'nin sesini duyurmasını zorlaştırıyordu. AIPAC'ın zayıflaması, Türkiye'nin Filistin konusundaki tutumunun ABD Kongresi'nde daha fazla yankı bulabileceği anlamına gelebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları üzerindeki rekabette, İsrail'in ABD'deki lobi gücünün azalması, Türkiye'nin elini güçlendirebilir. Ancak bu gelişmenin Türkiye'ye somut bir kazanım sağlaması için ABD'nin Orta Doğu politikalarındaki diğer dinamiklerin de değişmesi gerekiyor.