Güney Kore'de kavurucu bir yaz daha beklenirken, günlük sohbetlerde kara bir şaka dolaşıyor: “Bu, hayatımızın geri kalanında yaşayacağımız en serin yaz olacak.” Bir zamanlar kara mizah olarak algılanan bu söz, artık birçok genç için iklim krizinin amansız ve anlık yüzünü özetleyen bir gerçeklik haline geldi. Seul merkezli çevre psikolojisi araştırmacısı Kim Ji-eun'a göre, Z kuşağı ve Y kuşağı Güney Korelilerin üçte ikisi “iklim kaygısı” (climate anxiety) belirtileri gösteriyor. Bu kaygıyı yönetmek için ise gençler, fiziksel aktiviteyi çevre temizliğiyle birleştiren “plogging” (koşu sırasında çöp toplama) gibi eylemlere yöneliyor. Plogging, İsveç'te ortaya çıkan ve kısa sürede küresel bir harekete dönüşen bir akım. Güney Kore'de özellikle 20-35 yaş arası gençler, hafta sonları parklarda, nehir kenarlarında ve sahillerde bir araya geliyor. Eldiven ve çöp poşetleriyle koşarken atık topluyor, böylece hem karbon ayak izini azaltıyor hem de ekolojik farkındalığı artırıyor.
Plogging'in yükselişi ve iklim psikolojisi
Güney Kore'de plogging gruplarının sayısı son iki yılda dört katına çıktı. Platformlarda örgütlenen bu gruplar, düzenli etkinlikler düzenliyor. Seul'deki bir plogging topluluğunun kurucusu Park Min-ho, “Birçok genç, bireysel eylemlerin iklim krizine karşı anlamlı olduğuna inanmıyordu. Plogging, somut bir fark yarattıklarını hissettiriyor. Topladıkları her şişe, ayıkladıkları her plastik parça, onlar için bir zafer” diyor. Psikolog Kim, bu tür somut eylemlerin kaygıyı azalttığını belirtiyor: “Kontrol edemedikleri bir kriz karşısında, yapabilecekleri küçük şeyler bile psikolojik bir rahatlama sağlıyor.” Ayrıca plogging, sosyal bağları güçlendiriyor; gençler ortak bir amaç etrafında birleşiyor. Bazı araştırmalar, doğayla iç içe fiziksel aktivitenin kortizol seviyesini düşürdüğünü, ruh halini iyileştirdiğini gösteriyor.
Bölgesel yansımalar ve Güney Kore'nin kırılganlığı
Güney Kore, iklim değişikliğine karşı en kırılgan gelişmiş ekonomilerden biri. Son beş yılda ortalama sıcaklıklar 1,5 santigrat derece arttı; aşırı hava olayları sıklaştı. 2023 yazında kaydedilen en yüksek sıcaklıklar, tarım ve balıkçılıkta ciddi kayıplara yol açtı. Hükümet, karbon nötr hedefini 2050 olarak belirlese de, çevre aktivistleri bu hedefin yetersiz olduğunu savunuyor. Plogging gibi taban hareketleri, hükümet politikalarına duyulan güvensizliğin bir yansıması. Asya genelinde benzer eğilimler görülüyor; Japonya'da “plogging” popülerleşirken, Çin'de gençler “çevre koşusu” etkinlikleri düzenliyor. Bölgedeki iklim aktivizmi, geleneksel protesto yöntemlerinden ziyade bireysel ve topluluk temelli eylemlere kayıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de iklim kaygısı genç nüfusta giderek yaygınlaşıyor. Güney Kore örneği, bireysel çevre eylemlerinin psikolojik faydalarını gösteriyor. Türkiye'de plogging henüz yaygın değil; ancak İstanbul, İzmir gibi büyükşehirlerde benzer girişimler başlatılabilir. Türkiye'nin iklim kırılganlığı yüksek; kuraklık, orman yangınları ve sel felaketleri sıklaşıyor. Gençlerin bu tür somut eylemlere yönelmesi, hem çevre bilincini artırabilir hem de iklim politikalarına halk desteğini güçlendirebilir. Güney Kore deneyimi, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler için bir model oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin 2053 karbon nötr hedefi doğrultusunda taban hareketlerinin teşvik edilmesi, ulusal iklim stratejisine katkı sağlayabilir.