Hürmüz Boğazı'nda nakliye faaliyetlerinin yeniden başlaması ve İran ile ilgili anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, gelişen piyasa hisse senetleri tarihi bir rekora imza attı. Yatırımcılar, küresel petrol fiyatlarının düşeceği beklentisiyle gelişen piyasalara yöneldi. MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi, son işlem günlerinde yüzde 1,2 artarak 1.134 puanla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Analistler, bu yükselişin temel nedeninin Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliğin azalması ve ticaret yollarının yeniden güvenli hale gelmesi olduğunu belirtiyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve Piyasalara Etkisi
İran ile uluslararası toplum arasında yapılan anlaşma, petrol arzında önemli bir rahatlama sağladı. Anlaşma kapsamında İran'ın petrol ihracatına yönelik yaptırımların kademeli olarak kaldırılması, küresel petrol fiyatlarında düşüş beklentisini beraberinde getirdi. Ham petrol fiyatları son bir ayda yüzde 8 gerileyerek varil başına 72 dolara indi. Bu durum, gelişen piyasa ekonomileri için olumlu bir sinyal olarak algılandı çünkü bu ülkelerin çoğu enerji ithalatçısı konumunda. Çin, Hindistan ve Brezilya gibi büyük gelişen ekonomiler, düşük petrol fiyatlarından en fazla fayda sağlayacak ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Çin'in imalat sanayisindeki toparlanma işaretleri, bu ülkenin borsasında yükselişi tetikledi. Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 2,1 değer kazandı. Hindistan'da Sensex endeksi yüzde 1,8 yükselirken Brezilya Bovespa endeksi yüzde 1,5 artış kaydetti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı'nın güvenli hale gelmesi, yalnızca petrol fiyatları üzerinde değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirleri ve deniz ticareti üzerinde de olumlu etki yarattı. Boğaz, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yoludur. Geçtiğimiz aylarda yaşanan gerginlikler nedeniyle bölgede nakliye sigorta primleri artmış ve bazı şirketler rotalarını değiştirmek zorunda kalmıştı. Anlaşmanın ardından, uluslararası denizcilik şirketleri rotalarını yeniden normale çevirmeye başladı. Bu gelişme, Singapur ve Güney Kore gibi bölge ekonomilerinde de pozitif bir hava yarattı. Jeopolitik risklerin azalması, gelişmekte olan ülke para birimlerinde de değer kazanımına yol açtı. Türk lirası, Meksika pesosu ve Güney Afrika randı gibi para birimleri, dolar karşısında son bir haftada yüzde 1-2 arası değer kazandı. Kredi derecelendirme kuruluşları, anlaşmanın uzun vadede gelişen piyasaların kredi notlarına olumlu yansıyabileceği yorumunda bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran anlaşmasının yürürlüğe girmesi, Türkiye için enerji maliyetlerinin düşmesi anlamına geliyor. Türkiye, doğal gaz ve petrolün önemli bir bölümünü ithal etmektedir. Düşük petrol fiyatları, cari açığın azalmasına ve enflasyon üzerinde baskı oluşturmamasına yardımcı olabilir. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın güvenli hale gelmesi, Türkiye'ye yönelik enerji arz güvenliği riskini de azaltmaktadır. Türkiye'nin gelişen piyasalardaki bu pozitif hava içinde yer alması, sermaye girişlerini hızlandırabilir. Ancak, İran ile ABD arasındaki ilişkilerin gelecekte tekrar gerilmesi durumunda Türkiye'nin yeniden olumsuz etkilenebileceği unutulmamalıdır.