Geçtiğimiz şubat ayından bu yana kayıp olan ve İsrail güçleri tarafından gözaltına alındığı düşünülen Gazze'deki bir doktor, dokuz aylık bir sessizliğin ardından ilk kez bir videoda ortaya çıktı. Orta Doğu merkezli haber sitesi Middle East Eye'ın aktardığına göre, doktorun görüntüleri sosyal medyada yayıldı ve uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Videoda doktorun fiziksel olarak kötü durumda olduğu ve işkence izleri taşıdığı iddia ediliyor. Olay, İsrail'in Gazze'deki sağlık çalışanlarına yönelik muamelesine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
Kayıp doktor, Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren bir hastanede çalışıyordu. Şubat 2024'te, İsrail güçlerinin Gazze'ye düzenlediği bir baskın sırasında gözaltına alındığı bildirildi. O tarihten bu yana kendisinden haber alınamıyordu. Ailesi ve meslektaşları, doktorun akıbeti konusunda endişelerini dile getirirken, Uluslararası Kızılhaç Komitesi gibi kuruluşlar da İsrail'den doktorun durumu hakkında bilgi talep etmişti.
Yayınlanan videoda, doktorun zayıflamış ve morarmış bir yüzle konuştuğu görülüyor. Görüntülerin nerede ve ne zaman kaydedildiğine dair net bir bilgi bulunmazken, bağımsız uzmanlar videonun otantik olduğunu doğruladı. Doktor, videoda kendisine iyi davranıldığını söylese de, ifadesindeki tutukluk ve fiziksel görünümü, aksine işkenceye maruz kaldığı şüphesini güçlendiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, İsrail'in Gazze'deki sağlık personeline yönelik muamelesine ilişkin uluslararası endişeleri artırdı. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, İsrail'e gözaltındaki tüm Filistinlilerin durumu hakkında şeffaflık sağlama çağrısında bulundu. Özellikle Dünya Sağlık Örgütü, sağlık çalışanlarının korunmasının uluslararası insancıl hukukun bir gereği olduğunu vurguladı. Arap dünyasında ise olay, İsrail karşıtı protestolara yol açarken, bazı Arap ülkeleri resmi açıklamalarla doktorun serbest bırakılmasını talep etti.
Bu gelişme, İsrail-Filistin çatışmasının insani boyutunu bir kez daha gündeme taşıyor. Gazze'deki sağlık sistemi, aylardır süren çatışmalar ve abluka nedeniyle çökme noktasına gelmiş durumda. Doktorların ve diğer sağlık çalışanlarının hedef alınması, bölgede zaten kırılgan olan sağlık hizmetlerini daha da tehlikeye atıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasına güçlü destek veren ve Gazze'ye insani yardım sağlayan bir ülkedir. Bu olay, Türkiye'nin İsrail'e yönelik eleştirilerini haklı çıkaran bir başka örnek olarak değerlendirilebilir. Ankara'nın, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda, sağlık çalışanlarının korunması ve insani hukukun ihlallerine karşı daha güçlü bir duruş sergilemesi beklenir. Ayrıca, bu tür olaylar Türk kamuoyunda hassasiyet yaratarak, hükümetin Filistin politikasına olan desteği pekiştirebilir. Bölgesel istikrar açısından bakıldığında, bu gelişme İsrail ile normalleşme sürecini de olumsuz etkileyebilir.