İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kenti ile kuzeyindeki Gazze şehrinde düzenlediği hava saldırılarında en az 5 sivil hayatını kaybetti, aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi yaralandı. Saldırılar, bölgede haftalardır süren gerginliğin ardından gerçekleşirken, uluslararası toplumdan ateşkes çağrıları yükseliyor.
Gelişmelerin arka planı
Han Yunus'ta bir konuta isabet eden füze, ailenin dört üyesinin ölümüne yol açtı. Gazze şehrindeki saldırıda ise bir kişi hayatını kaybetti. Sağlık kaynakları, yaralılar arasında üç çocuğun kritik durumda olduğunu bildirdi. İsrail ordusu, saldırıların Hamas militanlarına ait hedeflere yönelik olduğunu açıklarken, sivil kayıpların yaşanmasından üzüntü duyduğunu ifade etti.
Filistinli yetkililer, saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, Birleşmiş Milletler ve İnsan Hakları örgütlerine müdahale çağrısında bulundu. Son bir haftada Gazze'de hayatını kaybedenlerin sayısı 30'a yaklaştı. Bölgedeki hastaneler, yetersiz tıbbi malzeme ve enerji kesintileri nedeniyle zor durumda olduklarını duyurdu.
Mısır ve Katar arabuluculuğunda ocak ayında varılan ateşkes anlaşması, taraflar arasındaki karşılıklı suçlamalar nedeniyle çökmüştü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin güvenliği için "sert önlemler" almaya devam edeceklerini söylerken, Hamas ise "işgalin direnişle karşılık bulacağı" uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki son saldırılar, İsrail-Filistin çatışmasının yeniden bölgesel bir krize dönüşme riskini taşıyor. İran destekli Hizbullah, Lübnan sınırından İsrail'e yönelik saldırıları artırırken, Yemen'deki Husiler de Kızıldeniz'deki gemilere yönelik tehditlerini sürdürüyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, tarafları itidal çağırarak, "Sivillerin korunması ve çatışmanın yayılmaması için acil adımlar atılmalı" dedi.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Gazze'deki insani durumun "felaket boyutlarına" ulaştığı uyarısında bulunurken, Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail'in eylemlerinin soykırım suçu oluşturabileceğini belirtti. Avrupa Birliği, iki devletli çözüm vurgusunu yinelerken, Rusya ise BM Güvenlik Konseyi'nde acil toplantı talebinde bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de tırmanan şiddet, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk ve insani yardım çabalarını doğrudan etkiliyor. Ankara, Filistin davasına verdiği diplomatik destek ve İsrail ile son dönemde normalleşme adımları arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Bu tür olaylar, Türkiye'nin hem kamuoyu hem de İslam dünyasındaki kredibilitesini sınarken, Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği ve güvenlik dinamiklerini de olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin insani yardım koridorlarını açık tutma ve tarafları diyaloğa çağırma politikası, bölgesel istikrar için kritik önemini koruyor.