İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'ne yönelik düzenlediği yeni bir saldırıda, aralarında küçük bir kız çocuğunun da bulunduğu dört Filistinli hayatını kaybetti. Saldırı, bugün sabah saatlerinde Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kenti yakınlarında meydana geldi. Görgü tanıkları, İsrail ordusuna ait insansız hava araçlarının (İHA) hedef aldığı bir gruba düzenlenen saldırıda ölenler arasında 8 yaşındaki bir kız çocuğunun da olduğunu belirtti. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırıda iki kadın ve bir erkeğin de hayatını kaybettiği, en az 12 kişinin yaralandığı kaydedildi.
Saldırının Arka Planı ve Bölgedeki Son Durum
Son haftalarda Batı Şeria'da İsrail güçleri ile Filistinli gruplar arasında artan çatışmalar, Gazze'ye de sıçramış durumda. İsrail ordusu, Gazze'den İsrail topraklarına yönelik roket atışlarına karşılık olarak bölgeye hava saldırıları düzenliyor. Hamas yönetimindeki Gazze'de görgü tanıkları, İsrail savaş uçaklarının ve İHA'ların yoğun şekilde uçtuğunu, özellikle sınır bölgelerinde patlama seslerinin duyulduğunu aktarıyor. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, hedef alınan kişilerin "terör faaliyeti yürüttüğü" iddia edildi, ancak isimlerin açıklanmadığı öğrenildi.
Filistinli yetkililer, saldırıyı şiddetle kınayarak, uluslararası topluma İsrail'in orantısız güç kullanımına son vermesi çağrısında bulundu. Filistin Başkanlık Sözcüsü Nebil Ebu Rudeine, yaptığı yazılı açıklamada, "Bu saldırılar, İsrail'in Filistin halkına yönelik devam eden şiddet politikasının bir parçasıdır. Uluslararası toplumun bu suçlara seyirci kalması kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Hamas ise yaptığı açıklamada, "bu katliamın hesabını soracağını" belirtti ve İsrail'in saldırganlığının sona ermesi için direnişin süreceğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu saldırı, zaten kırılgan bir ateşkes ortamına büyük bir darbe vurmuş durumda. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) geçen ay aldığı karar doğrultusunda ateşkes çağrıları yapılmasına rağmen, çatışmaların şiddeti azalmadan devam ediyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakereleri, son saldırıyla büyük bir sekteye uğramış görünüyor. Kahire'den diplomatik kaynaklar, tarafların yeniden masaya oturması için uluslararası baskının arttığını, ancak İsrail'in askeri operasyonlarını sürdürdüğünü belirtiyor.
Bölgede tırmanan gerilim, özellikle İsrail ile İran destekli Hamas arasındaki çekişmenin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İsrail'in, İran'ın Gazze'deki askeri kapasitesini güçlendirmesini önlemek amacıyla operasyonlarını yoğunlaştırdığı yorumları yapılıyor. Öte yandan, Batı Şeria'da da İsrail yerleşimcilerin Filistinli köylere yönelik saldırılarının arttığı, buna karşılık İsrail güçlerinin Filistinli göstericilere müdahalesinin sertleştiği belirtiliyor. Uluslararası toplum, insani krizin derinleşmemesi için taraflara itidal çağrısı yaparken, BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, son saldırıyı "savaş suçu" olarak nitelendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki bu son saldırıyı daha önce de defalarca sert dille kınayarak, Filistin halkının yanında olduğunu vurgulamıştır. Türkiye, BM nezdinde yapılan Filistin yanlısı kararların çıkmasında etkin bir rol üstlenirken, bölgede istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürmektedir. Bu saldırı, Türkiye'nin Katar, Mısır ve diğer aktörlerle yürüttüğü ateşkes çabalarını olumsuz etkileyebilecek bir gelişmedir. Ankara'nın, bölgesel bir güç olarak hem Filistinlilerin haklarını savunma hem de bölgede kalıcı barışın tesisi için arabuluculuk rolünü güçlendirme çabasında olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca, Türkiye'de geniş bir toplumsal kesim, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına karşı duyarlılığını artırarak, hükümetin daha aktif girişimlerde bulunmasını beklemektedir.