Gazze Şeridi'nde İsrail güçleri tarafından düzenlenen bir operasyonda, Filistinli kaleci Salim El-Aşkar (23) hayatını kaybetti. Olay, dün akşam saatlerinde Gazze'nin doğusundaki Şe-caiyye semtinde meydana geldi. İsrail ordusu tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmazken, Filistin Sağlık Bakanlığı, El-Aşkar'ın başından vurulduğunu ve olay yerinde hayatını kaybettiğini duyurdu. Salim El-Aşkar, Filistin Premier Ligi takımlarından Hilal Gazze'nin kalecisiydi ve genç yaşına rağmen bölgenin en yetenekli file bekçilerinden biri olarak tanınıyordu.
Olayın arka planı ve yaşananlar
Görgü tanıklarının ifadelerine göre, El-Aşkar evinin yakınındaki bir parkta arkadaşlarıyla vakit geçirirken, İsrail askerleri bölgede bir operasyon başlattı. Çatışma anında El-Aşkar'ın vurulduğu belirtilirken, olayın hemen ardından bölge halkı genç kalecinin cansız bedenini hastaneye taşıdı. Filistin Kızılayı, sağlık ekiplerinin olaya hızlıca müdahale ettiğini ancak El-Aşkar'ın kurtarılamadığını bildirdi. İsrail ordusunun sınır ötesi bir operasyon mu yoksa rutin bir devriye mi olduğu henüz netlik kazanmazken, bölgedeki Filistinli grupların İsrail'e yönelik tehditleri artırdığı kaydediliyor.
Filistin Futbol Federasyonu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bir futbolcunun hayatını kaybetmesi sadece bir spor kaybı değil, aynı zamanda insanlık dramıdır" ifadelerini kullandı. Hilal Gazze Kulübü ise taraftarlarına başsağlığı diledi ve bu tür saldırıların durdurulması için uluslararası topluma çağrı yaptı. El-Aşkar'ın cenazesi bugün öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından aile kabristanlığına defnedildi. Cenaze törenine yüzlerce Filistinli katılırken, gözyaşları sel oldu.
Bölgesel ve küresel boyut
Filistinli bir sporcunun hedef alınması, İsrail-Filistin çatışmasında yeni bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Daha önce de Gazze'de futbolcuların hedef alındığı saldırılar yaşanmıştı; 2014 yılında Filistin milli takım oyuncusu Ahed Zekout benzer bir şekilde hayatını kaybetmişti. El-Aşkar'ın ölümü, uluslararası spor camiasında da yankı uyandırdı. FIFA ve UEFA'dan henüz resmi bir kınama gelmezken, insan hakları örgütleri İsrail'in orantısız güç kullandığı gerekçesiyle eleştirilerde bulundu.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, olayı "endişe verici" olarak nitelendirirken, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın durumu yakından takip ettiği belirtildi. Arap Birliği ise acil bir toplantı çağrısı yaparak, İsrail'in Gazze'deki saldırılarının durdurulması gerektiğini vurguladı. Öte yandan, El-Aşkar'ın ölümünün ardından Filistinli gruplar arasında İsrail'e karşı misilleme çağrıları artarken, taraflar arasında olası bir çatışma endişesi de yükseliyor. Bölgedeki tansiyonun giderek yükseldiği bir ortamda, uluslararası diplomatik çabaların yetersiz kaldığı eleştirileri seslendirilirken, bu tür olayların iki devletli çözüm sürecini daha da zora soktuğu ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin meselesine olan duyarlılığını bir kez daha gündeme getiriyor. Türkiye, daha önce de benzer olaylarda Filistin yönetimine destek vermiş ve İsrail'i uluslararası platformlarda eleştirmişıti. El-Aşkar'ın ölümü, Ankara'nın Filistinli sivillerin ve sporcuların hedef alınmasına karşı net bir duruş sergilemesini bekleniyor. Türk kamuoyunda da olaya yönelik tepkiler artarken, Dışişleri Bakanlığı'nın konuya ilişkin bir kınama mesajı yayınlaması olası. Ayrıca bu olay, Türkiye'nin İsrail ile son dönemde normalleşme çabalarına gölge düşürebileceği gibi, iki ülke arasındaki hassas dengeleri de etkileyebilir. Bölgesel olarak ise, Filistin davasının Türkiye'nin dış politikasında öncelikli konumunu koruduğu görülüyor.