Kıbrıs'ın başkenti Lefkoşa'da, uluslararası kamuoyundan gizli tutulan bir dizi toplantı, Gazze Şeridi'nin savaş sonrası geleceğini şekillendirmek için hız kazanıyor. Çok taraflı Barış Masası görüşmeleri olarak adlandırılan bu süreç, Hamas'ı siyasi ve askeri olarak izole etmeyi hedefliyor. Ancak toplantılara katılan kaynaklara göre, planın finansmanında ciddi krizler yaşanırken, bazı katılımcılar oluşturulacak yeni yönetim yapısının 'sömürgeci bir işgal' görüntüsü verebileceği uyarısında bulundu. Görüşmelerin perde arkasında, bölgesel aktörler ve Batılı güçler arasında derin görüş ayrılıkları olduğu belirtiliyor.
Planın Ayrıntıları ve Tarafların Pozisyonları
Toplantılarda, Gazze'nin yeniden inşası ve yönetimi için bir çerçeve oluşturulması amaçlanıyor. Planın temel unsurları arasında, Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin Yönetimi'nin (PA) yeniden yapılandırılması ve uluslararası bir gücün konuşlandırılması yer alıyor. Ancak katılımcı ülkeler arasında bu unsurların nasıl hayata geçirileceği konusunda ciddi anlaşmazlıklar mevcut. Özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, finansman sağlamak istemekle birlikte, İsrail'in güvenlik garantileri vermesi ve Filistin devleti yolunda somut adımlar atılması şartını koşuyor. Mısır ise, planın kendi sınır güvenliğini tehdit etmemesi için Gazze'nin güney sınırında tampon bölge oluşturulmasını öneriyor. Toplantılara katılan bir diplomat, 'Finansman krizi o kadar derin ki, bazı ülkeler sadece sembolik katkı vaat ediyor. Ayrıca, planın sömürgecilik olarak algılanmaması için Filistinlilerin rızasının alınması gerektiği konusunda uyarılar var' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Hamas'ın İzolasyonu ve Alternatif Arayışı
Hamas'ın izolasyonu, bölgesel dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. İsrail, Hamas'ı askeri olarak hedef alırken, siyasi kanadını da diplomatik olarak tecrit etmeyi amaçlıyor. Ancak Hamas'ın Katar ve Türkiye gibi ülkelerle hâlâ güçlü bağları bulunuyor. Katar, Hamas'ın siyasi ofisine ev sahipliği yaparken, Türkiye de Hamas liderleriyle düzenli temas halinde. Bu durum, Kıbrıs'taki planın başarısını zora sokuyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, Gazze'de insani krizin derinleşmesini önlemek için acil yardım çağrıları yaparken, savaş sonrası yönetim planının belirsizliği bölgede kalıcı istikrarı tehdit ediyor. Uzmanlar, Hamas'ın tamamen izole edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle kapsayıcı bir siyasi çözümün şart olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki gelişmeleri yakından takip ediyor. Kıbrıs'taki gizli görüşmeler, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki stratejik konumunu ve Filistin politikasını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Hamas'ı terör örgütü olarak görmüyor ve onunla diplomatik kanallarını açık tutuyor. Bu nedenle, Hamas'ı izole etmeye yönelik bir plan, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu sınırlayabilir. Ayrıca, planın finansmanında Körfez ülkelerinin rolü, Türkiye'nin bu ülkelerle rekabetini derinleştirebilir. Türkiye'nin, Gazze'de kalıcı barış için Filistinlilerin meşru temsilcilerini kapsayan, kapsayıcı bir çözümden yana olduğu biliniyor. Bu bağlamda, Kıbrıs'taki planın Türkiye'nin itirazlarıyla karşılaşması muhtemel. Türkiye, kendi inisiyatifleriyle Filistin davasına destek vermeye ve bölgesel denklemin dışında kalmamaya çalışacaktır.