Gazze'de Hamas tarafından rehin tutulan eski bir İsrail askeri, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir'e gönderdiği mesajda, Filistinli mahkumları bizzat infaz etmek için kendisine izin verilmesini talep etti. Orta Doğu Gözlemevi'nin (Middle East Eye) haberine göre, eski askerin bu talebi, İsrail'deki aşırı sağcı hükümetin Filistinli tutuklulara yönelik sert politikalarını bir kez daha gündeme getirdi. Olay, 7 Ekim 2023'te başlayan ve hâlâ süren Gazze savaşının ortasında, rehine krizinin vahametini gözler önüne seriyor.
Rehine Krizi ve Ben Gvir'in Rolü
İsrail ordusunda görev yaptığı sırada 7 Ekim saldırısı sırasında Hamas tarafından yakalanan asker, Gazze'deki esaret altında kaldığı süre boyunca İsrail hükümetine defalarca seslendi. Son olarak, aşırı sağcı Otzma Yehudit partisinin lideri olan Bakan Ben Gvir'e hitaben bir mesaj iletti. Mesajda, Filistinli mahkumların İsrail hapishanelerinde tutulmasına karşılık, kendisinin de bu mahkumlardan birini infaz etmek istediğini belirtti. Bu talep, hem İsrail kamuoyunda hem de uluslararası toplumda büyük yankı uyandırdı. İnsan hakları örgütleri, bu tür bir infazın uluslararası hukuka açıkça aykırı olacağını vurgularken, İsrail hükümetinin bu yönde bir adım atması hâlinde savaş suçu işlemiş sayılacağını ifade etti.
Ben Gvir, geçmişte Filistinli mahkumlara yönelik idam cezasının uygulanmasını savunan isimlerden biri. Ancak İsrail'de 1967'den bu yana idam cezası fiilen uygulanmıyor. Ben Gvir'in bakanlık görevine gelmesiyle birlikte, Filistinli mahkumlara yönelik infaz talepleri daha da güç kazandı. İsrail'deki aşırı sağcı partiler, Filistinli militanların saldırılarını caydırmak için idam cezasının geri getirilmesini savunuyor. Ancak bu yöndeki yasal düzenlemeler henüz Meclis'ten geçmiş değil.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
Rehine askerin talebi, uluslararası toplumda infial yarattı. Birleşmiş Milletler ve insan hakları kuruluşları, İsrail'i uluslararası insancıl hukuk kurallarına uymaya çağırdı. Cenevre Sözleşmeleri, savaş esirlerine ve sivillere yönelik yargısız infazları yasaklıyor. Bu nedenle, eski bir askerin Filistinli mahkumları infaz etme talebi, savaş suçu teşkil edebilecek nitelikte görülüyor.
Hamas yönetimi ise bu gelişmeye sert tepki gösterdi. Hamas sözcüsü, rehinelerin güvende olduğunu ancak İsrail'in bu tür tehditlerine karşılık vereceklerini belirtti. Ayrıca, Filistinli mahkumların serbest bırakılması için yürütülen müzakerelerin olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda devam eden ateşkes ve esir takası görüşmeleri, bu tür açıklamaların ardından daha da karmaşık bir hâl alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin yakından izlediği Gazze'deki insani krizi derinleştiren bir boyut taşıyor. Türkiye, Filistin davasına verdiği destek çerçevesinde, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını ve işgal politikalarını sürekli eleştiriyor. Rehine askerin infaz talebi, uluslararası hukuka açık bir ihlal olarak Türkiye'nin tepkisini çekebilir. Ayrıca, bu tür açıklamaların bölgedeki tansiyonu yükseltmesi, Türkiye'nin arabuluculuk ve insani yardım çabalarını da olumsuz etkileyebilir. Türkiye, hem Filistinli hem de İsrailli sivillerin acı çekmesini önlemek için uluslararası toplumla birlikte hareket etmeye devam edecektir.