İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 73 bine yaklaştı. Filistin Sağlık Bakanlığı'nın son verilerine göre, 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden çatışmalarda 72.991 kişi öldü, 170 binden fazla kişi yaralandı. Ölenlerin büyük çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Bakanlık, enkaz altında kalan binlerce cesede henüz ulaşılamadığını, bu nedenle gerçek sayının çok daha yüksek olduğunu belirtiyor.
Saldırıların bilançosu ağırlaşıyor
İsrail ordusunun hava ve kara operasyonları, özellikle kuzey Gazze'de yoğunlaşmış durumda. Cibaliye, Şucaiyye ve Beyt Hanun gibi bölgelerde yıkım büyük boyutlara ulaştı. Yerinden edilen Filistinlilerin sayısı 2 milyonu aşarken, BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) insani yardım dağıtımının neredeyse durma noktasına geldiğini duyurdu. Sağlık tesisleri de hedef alınırken, hastanelerin büyük bölümü hizmet dışı kaldı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze'deki sağlık sisteminin çöküşün eşiğinde olduğu uyarısında bulundu.
Uluslararası toplumdan ateşkes çağrıları sürerken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu daha önce yaptığı açıklamada operasyonların 'Hamas tamamen yok edilene kadar' devam edeceğini belirtmişti. Ancak uzmanlar, bu hedefe ulaşmanın mümkün olmadığını ve sivil kayıpların önlenemez boyutlara ulaştığını vurguluyor. Gazze'deki sağlık yetkilileri, ölü sayısının önümüzdeki haftalarda 100 bini aşabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel yansımalar ve uluslararası tepkiler
Çatışmalar, Orta Doğu'da geniş çaplı bir gerilime yol açtı. Lübnan Hizbullahı, İsrail'in kuzey sınırında düzenlediği saldırılarla çatışmaların yayılmasına neden olurken, Yemen'deki Husiler de Kızıldeniz'de İsrail bağlantılı gemilere yönelik saldırılarını sürdürüyor. ABD ve Birleşik Krallık, Husilere yönelik hava operasyonları düzenlerken, İran'ın da dolaylı olarak çatışmalara dahil olduğu değerlendiriliyor.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, ateşkes çağrısı yapan kararı ezici çoğunlukla kabul ederken, ABD'nin veto yetkisi nedeniyle Güvenlik Konseyi'nden benzer bir karar çıkmıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Kerim Han, İsrail liderleri ve Hamas yetkilileri hakkında tutuklama emri başvurusunda bulunmuş, ancak bu girişim de somut bir sonuç vermedi. Bu durum, uluslararası hukukun savaş suçlarını önlemedeki yetersizliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 7 Ekim'den bu yana Filistin yanlısı bir tutum sergileyerek İsrail'e yönelik diplomatik ve ekonomik baskıyı artırdı. Ankara, Gazze'deki insani krizin derinleşmesiyle birlikte, bölgesel barış için daha aktif bir rol üstlenme çabasında. Ancak İsrail'in saldırılarının devam etmesi, Türkiye'nin hem Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını hem de Arap dünyasıyla ilişkilerini etkiliyor. Türkiye'nin insani yardım çabaları devam etse de, uluslararası toplumun ateşkes konusunda acil adım atması gerektiği vurgulanıyor. Aksi halde, çatışmanın genişlemesi Türkiye'nin güney sınırlarında yeni bir güvenlik riski oluşturabilir.