Uluslararası Göç Örgütü (IOM) üst düzey yetkilisi Karl Baker, Cuma günü yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik üç yıldır süren saldırıları sırasında yaşanan tekrarlanan yerinden edilmelerin bölgedeki barınakları giderek daha da kötüleştirdiğini, kısıtlamalar ve finansman sıkıntısının kış hazırlıklarını engellediğini belirtti. Baker, Gazze'deki insani durumun her geçen gün daha da kritik bir hal aldığını vurguladı.
Artan yerinden edilme ve barınak krizi
IOM'nin bölgesel kriz koordinatörü Karl Baker, yaptığı yazılı açıklamada, Gazze Şeridi'nde üç yıldır devam eden çatışmalar nedeniyle yüz binlerce insanın defalarca evlerinden edildiğini ve bu durumun barınak altyapısını ciddi şekilde aşındırdığını ifade etti. Baker, "Tekrarlanan yerinden edilmeler, zaten yetersiz olan barınma imkânlarını daha da kötüleştirdi. İnsanlar çadırlarda, hasarlı binalarda ve okullarda kalabalık koşullarda yaşamaya çalışıyor" dedi.
İsrail'in ablukası ve askeri operasyonları nedeniyle inşaat malzemelerinin bölgeye girişinin kısıtlanması, hasarlı konutların onarılmasını da engelliyor. IOM yetkilisi, kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte barınakların soğuk, yağmur ve rüzgâra karşı yeterli koruma sağlayamayacağı uyarısında bulundu. Özellikle çadır kamplarında yaşayan ailelerin hijyen ve ısınma sorunlarıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Kısıtlamalar ve fon eksikliği kış hazırlıklarını vurdu
Baker, kış hazırlıkları kapsamında barınakların güçlendirilmesi, battaniye ve ısıtıcı dağıtımı gibi çalışmaların hem İsrail'in uyguladığı kısıtlamalar hem de uluslararası fonların yetersizliği nedeniyle sekteye uğradığını söyledi. "Kış kapıda ve biz hâlâ temel malzemeleri bile içeri sokamıyoruz. Yakıt, inşaat malzemesi ve hijyen kitleri gibi kritik yardımların girişine izin verilmiyor" diye konuştu.
BM verilerine göre, Gazze'de nüfusun büyük çoğunluğu insani yardıma muhtaç durumda. IOM, kış aylarında sıcaklıkların düşmesiyle birlikte özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için hayati riskin arttığına dikkat çekiyor. Örgüt, acil olarak ek fon sağlanması ve yardım koridorlarının açılması çağrısında bulundu.
Uzmanlar, Gazze'deki insani krizin sadece barınma değil, gıda, su, sağlık ve eğitim gibi tüm alanlarda derinleştiğini belirtiyor. Üç yıllık çatışma ortamında altyapının büyük bölümü tahrip oldu ve yeniden inşa çabaları savaş koşulları nedeniyle neredeyse imkânsız hale geldi.
Uluslararası toplumun sorumluluğu
BM yetkilileri, Gazze'deki insani felaketin önlenmesi için uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor. IOM'nin açıklaması, son aylarda artan uyarıların bir parçası. Örgüt, kış aylarında yaşanabilecek can kayıplarını önlemek için acil eylem planının devreye sokulması gerektiğini bildiriyor.
Bölgedeki insani yardım kuruluşları, yakıt kıtlığı nedeniyle su arıtma tesislerinin çalışmadığını, hastanelerin jeneratörlerle zorlukla çalıştığını ve gıda dağıtımının aksadığını raporluyor. Kış aylarında yağışların artmasıyla birlikte çadır kamplarında su baskınları ve kanalizasyon sorunları da bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki insani kriz, Türkiye'nin Orta Doğu politikasında merkezi bir yer tutuyor. Ankara, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını soykırım olarak nitelendiriyor ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırıyor. Kış koşullarının ağırlaşması, Türkiye'nin bölgeye yönelik insani yardımlarını artırma ihtiyacını doğuruyor. Türkiye, Mısır ve Ürdün ile koordineli olarak Gazze'ye yardım koridoru açılması için çaba sarf ediyor. Ayrıca, Türk dış politikası açısından Gazze'deki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da güvenlik dengelerini etkiliyor. Türkiye'nin insani diplomasi hamleleri, uluslararası alanda itibarını güçlendirirken, bölgesel aktörlerle ilişkilerinde de kaldıraç işlevi görüyor.