Riyad'ın silüetini belirleyen 99 katlı Kingdom Centre kulesi, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik tekrarlanan saldırılarının ardından pazar günü ofis kiracılarına uzaktan çalışma talimatı verdi. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon da Yemen sınırı yakınında bir helikopter kazasında iki pilotun hayatını kaybettiğini duyurdu. Bu gelişmeler, Yemen'deki iç savaşın Suudi topraklarına taşan güvenlik etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Arka plan: Husi saldırıları ve güvenlik endişeleri
Kingdom Centre, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın en tanınmış simgelerinden biri. 2002 yılında tamamlanan ve 302 metre yüksekliğe ulaşan yapı, içinde lüks mağazalar, ofisler ve Four Seasons otelinin de bulunduğu çok amaçlı bir merkez. Son dönemde Husilerin balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarında artış yaşanması, Suudi yetkilileri kritik altyapı ve iş merkezlerinde önlem almaya yönlendirdi. Pazar günü alınan kararla Kingdom Centre'daki ofis kiracılarına evden çalışma izni verildi. Bu adım, Husilerin son haftalarda Riyad ve diğer şehirlere yönelik saldırılarını sürdürmesiyle bağlantılı.
Husiler, 2014'ten bu yana Yemen'in başkenti Sanaa ve geniş bölgelerini kontrol ediyor. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise 2015'ten beri Yemen hükümetini desteklemek için Husilere karşı operasyon düzenliyor. Çatışmalar yüz binlerce insanın yerinden edilmesine ve dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. Husiler, Suudi Arabistan'ın iç bölgelerine yönelik saldırılarını son yıllarda artırdı; 2019'da Suudi Aramco tesislerine yapılan ve küresel petrol fiyatlarını sarsan saldırı bunun en çarpıcı örneği. Son dönemde ise Riyad'a yönelik füze saldırıları sıklaştı; Suudi savunma sistemleri çoğunu engellese de, parçaların şehir merkezlerine düşmesi can kaybı ve maddi hasara neden olabiliyor.
Helikopter kazası ve koalisyon açıklaması
Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, pazar günü yaptığı açıklamada, Yemen sınırı yakınında bir helikopterin düşmesi sonucu iki pilotun öldüğünü bildirdi. Koalisyon sözcüsü, kazanın "teknik bir arıza" nedeniyle meydana geldiğini belirtti. Ancak olayın, Husilerin son saldırılarıyla aynı döneme denk gelmesi dikkat çekti. Kazanın kesin nedeni henüz araştırılıyor. Helikopterin hangi görevde olduğu ve tam olarak nerede düştüğüne dair ayrıntı paylaşılmadı. Koalisyon, Yemen'deki operasyonlarına devam edeceğini vurguladı.
Bu olay, Suudi Arabistan'ın Yemen sınırındaki güvenlik risklerini ve koalisyon güçlerinin karşılaştığı zorlukları yansıtıyor. Sınır bölgesi, Husilerin sık sık sızma girişimlerine ve çatışmalara sahne oluyor. Suudi Arabistan, sınır güvenliğini artırmak için ek önlemler almış durumda. Ancak helikopter kazası, askeri operasyonların risklerini bir kez daha hatırlatıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, bölgesel güç dengelerini de etkiliyor. Husiler, İran tarafından destekleniyor; Suudi Arabistan ise ABD ve diğer Körfez ülkeleriyle birlikte hareket ediyor. Bu durum, Yemen savaşını vekalet savaşına dönüştürmüş durumda. Son aylarda Husilerin saldırıları, Suudi Arabistan'ın yanı sıra BAE ve diğer Körfez ülkelerini de hedef alıyor. Uluslararası toplum, Yemen'deki insani kriz ve saldırıların tırmanmasından endişeli. BM, taraflara ateşkes çağrısı yapıyor ancak kalıcı bir çözüm sağlanamıyor.
Suudi Arabistan'ın ekonomik merkezi Riyad'da ofislerin kapanması, yatırımcı güvenini de sarsabilir. Ülke, Vizyon 2030 kapsamında ekonomik çeşitlendirme ve yabancı yatırım çekme hedefi güderken, güvenlik endişeleri bu hedefleri tehdit ediyor. Saldırıların sürmesi halinde, Suudi Arabistan'ın turizm ve iş ortamı olumsuz etkilenebilir. Öte yandan, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki askeri müdahalesi, uluslararası alanda eleştirilere maruz kalıyor; sivil kayıplar ve insani kriz nedeniyle baskı artıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde taraf olmamakla birlikte, bölgesel istikrarı yakından takip ediyor. Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırıları, Körfez'de tansiyonu yükseltirken, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve diplomatik çıkarlarını da etkiliyor. Türk müteahhitlik firmaları Suudi Arabistan'da önemli projeler yürütüyor; güvenlik endişeleri bu faaliyetleri riske atabilir. Ayrıca, Türkiye Husilerle doğrudan muhatap olmasa da, Yemen'deki insani krizin çözümü için diplomatik çaba harcıyor. Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olan Türkiye için, Riyad'a yönelik saldırılar, bölgesel güvenlik mimarisinde yeni belirsizlikler yaratıyor. Türkiye, hem Suudi Arabistan hem de İran ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışırken, Yemen'deki vekalet savaşının tırmanması, bu dengeyi zorlaştırabilir.