Gazze Şeridi'nde, İsrail'in 7 Ekim'den bu yana sürdürdüğü yoğun bombardıman ve kara harekâtı nedeniyle yerlerinden edilen yüz binlerce Filistinli, aşırı kalabalık ve hijyenik olmayan kamplarda yaşam mücadelesi veriyor. Bu koşullar, suçiçeği başta olmak üzere bulaşıcı hastalıkların hızla yayılmasına neden oluyor. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) yetkilileri, kamplarda suçiçeği vakalarında ciddi bir artış olduğunu ve özellikle çocukların risk altında olduğunu belirtiyor.
Suçiçeği ve hijyen krizi
Gazze'deki sağlık sistemi, İsrail'in saldırıları nedeniyle neredeyse tamamen çökmüş durumda. Hastaneler yetersiz kalırken, temiz su ve sabun gibi temel hijyen malzemelerine erişim de oldukça kısıtlı. Kamplarda yaşayan aileler, çocuklarının vücutlarında kaşıntılı kızarıklıklar ve döküntülerle seyreden suçiçeği belirtileri gösterdiğini söylüyor. “Tüm bu döküntüler” diyor bir anne, çocuğunun ateşi ve kaşıntısı için çare ararken. UNRWA, Gazze'de şu ana kadar binlerce suçiçeği vakası rapor edildiğini, ancak gerçek sayının çok daha yüksek olduğunu tahmin ediyor. Aşırı kalabalık, yetersiz beslenme ve bağışıklık sisteminin zayıflaması, hastalığın yayılmasını hızlandırıyor.
Bölgedeki doktorlar, suçiçeğinin genellikle hafif seyreden bir çocukluk hastalığı olduğunu, ancak bağışıklık sistemi baskılanmış çocuklarda ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini vurguluyor. Kamplarda uygun tıbbi müdahale ve izolasyon imkânı bulunmadığı için hastalık, zatürre gibi ikincil enfeksiyonlara dönüşebiliyor. Ayrıca, suçiçeği virüsü hamile kadınlar ve yenidoğanlar için de risk oluşturuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki suçiçeği salgını, çatışma bölgelerinde sivil halkın karşı karşıya kaldığı sağlık krizinin sadece bir boyutunu oluşturuyor. Ateşkes çağrıları sürerken, insani yardım kuruluşları acil olarak temiz su, gıda ve ilaç yardımının bölgeye ulaştırılması gerektiğini belirtiyor. Birleşmiş Milletler, Gazze'de 1,9 milyon kişinin yerinden edildiğini ve insani yardıma muhtaç olduğunu açıkladı. Salgın hastalıklar, çatışmanın doğrudan etkilerinin yanı sıra, uzun vadeli bir halk sağlığı felaketi riskini de beraberinde getiriyor.
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Gazze'de suçiçeği dahil bulaşıcı hastalıklarla mücadele için acil bir fon çağrısı yaptı. Ancak sınırlı erişim ve güvenlik endişeleri nedeniyle yardım çabaları yavaş ilerliyor. Uzmanlar, eğer acil önlem alınmazsa, suçiçeğinin yanı sıra kızamık, ishal ve solunum yolu enfeksiyonlarının da salgın boyutlarına ulaşabileceği konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasına destek vermiş ve Gazze'ye insani yardım ulaştıran önemli ülkelerden biri olmuştur. Suçiçeği salgını ve artan insani kriz, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğini artırması için bir fırsat sunuyor. Sağlık malzemeleri ve ilaç yardımının yanı sıra, Türk Kızılay ve AFAD gibi kurumların sahadaki varlığı, Türkiye'nin bölgesel insani liderlik rolünü pekiştirebilir. Ayrıca, salgının yayılması durumunda komşu ülkeleri de etkileme potansiyeli, Türkiye'nin güvenlik ve sağlık politikaları açısından önleyici adımlar atmasını gerektirebilir.