Gazze Şeridi'nde süren çatışmalar, tarım sektörünü ve özellikle arıcılığı neredeyse tamamen durma noktasına getirdi. İsrail'in havadan ve karadan yürüttüğü operasyonlar, Gazze'nin kuzeyindeki tarım arazilerini harap ederken, binlerce arı kovanı da yok oldu. Arıcı İbrahim el-Dabba, savaşın yıktığı bir binanın çatısında, elindeki bal peteği çerçevesini nazikçe kaldırırken etrafında vızıldayan arılarla birlikte, ayakta kalan az sayıdaki kovanından birini kurtarmaya çalışıyor. Dabba, 'Geride kalan tek şey bu arılar ve birkaç kovan. Onları da kaybedersek, geçim kaynağımız tamamen yok olacak' diyor.
Savaşın arıcılığa etkisi
BM Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) göre, Gazze'deki arı kovanlarının yaklaşık %90'ı çatışmalar nedeniyle yok oldu veya hasar gördü. Savaş öncesinde yaklaşık 30 bin kovan olduğu tahmin edilen bölgede, şu an sadece birkaç bin kovanın işlevsel durumda olduğu belirtiliyor. Arıcılar, kovanların yanı sıra bal üretimi için kritik öneme sahip çiçekli bitkilerin de yok edilmesi nedeniyle büyük zorluk yaşıyor. Bombalamalar ve zırhlı araçların geçişi, tarım arazilerini çoraklaştırırken, arıların beslenebileceği doğal alanlar da yok oldu.
İbrahim el-Dabba, savaşın ilk günlerinde evini ve arılığını kaybettiğini, ancak birkaç kovanı enkazdan kurtarabildiğini anlatıyor. Şu anda, hasarlı bir binanın çatısında geçici olarak kurduğu düzenekte arılarını yaşatmaya çalışıyor. 'Bal üretimi tamamen durdu. Arılar aç, çiçek yok. Onları şekerli suyla beslemeye çalışıyorum ama bu uzun vadeli bir çözüm değil' diyor.
Gazze'deki arıcılar, savaştan önce yılda ortalama 200 ton bal üretiyordu. Bu üretim, hem yerel tüketimi karşılıyor hem de Batı Şeria ve İsrail'e ihracat yapılıyordu. Ancak şimdi, sektörün yeniden toparlanması için yıllar gerekeceği belirtiliyor. Arıcılar, kovanların yeniden inşası, arı kolonilerinin temini ve çiçekli bitkilerin yeniden ekilmesi için maddi desteğe ihtiyaç duyuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki arıcılığın çökmesi, yalnızca yerel bir ekonomik kayıp değil, aynı zamanda bölgesel gıda güvenliği açısından da önemli bir sorun. Arılar, polenleme yoluyla tarımsal üretimin devamlılığında kilit rol oynuyor. Gazze'deki meyve ve sebze üretiminin büyük kısmı, arıların tozlaştırma faaliyetine bağlı. Uzmanlar, arı popülasyonundaki bu büyük düşüşün, bölgedeki gıda üretimini olumsuz etkileyeceğini ve gıda fiyatlarını artıracağını öngörüyor.
İsrail ve Hamas arasındaki çatışmaların sürmesi, insani yardım kuruluşlarının Gazze'ye girişini de kısıtlıyor. Arıcılar, yeni kovan, arı kolonisi ve ekipman temin edemiyor. FAO'nun çağrılarına rağmen, uluslararası toplumun Gazze'deki tarım sektörünü canlandırmak için yeterli kaynak ayırmadığı belirtiliyor. Bu durum, savaş sonrası toparlanmayı daha da zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki arıcılığın çöküşü, Türkiye için hem insani hem de stratejik bir önem taşıyor. Türkiye, Filistin'e yardım sağlayan ülkeler arasında yer alıyor ve bölgedeki istikrarın sağlanması için çaba gösteriyor. Gazze'nin tarımsal altyapısının yeniden inşası, Türkiye'nin kalkınma yardımlarının odaklanabileceği alanlardan biri olabilir. Ayrıca, Türkiye kendi arıcılık sektöründe önemli bir oyuncu olarak, bilgi ve teknik destek sağlayabilir. Bu yardımlar, Türkiye'nin Filistin halkı nezdindeki itibarını güçlendirirken, bölgesel istikrara katkı sağlayabilir. Küresel anlamda ise, gıda güvenliğinin savaşlardan ne denli etkilendiğini gösteren bu durum, tarımsal dayanıklılığın artırılmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.