Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), Çarşamba günü Gazze Şeridi'ndeki gazetecilerle uluslararası dayanışmanın artırılması ve yaralı basın mensuplarının tahliyesi çağrısında bulundu. Federasyon, 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail güçleri tarafından 212'den fazla gazeteci ve medya çalışanının öldürüldüğünü bildirdi. IFJ, yaptığı yazılı açıklamada, Gazze'de görev yapan gazetecilerin sistematik hedef haline geldiğini vurgulayarak, uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etti.
Gazze'de Gazeteciler İçin Ölümcül Ortam
IFJ'nin verilerine göre, Gazze'deki çatışmaların başlangıcından bu yana hayatını kaybeden 212'den fazla gazeteci ve medya çalışanı, son yılların en yüksek basın ölümü sayısını oluşturuyor. Federasyon, bu sayının dünya genelinde herhangi bir çatışma bölgesinde kaydedilen en yüksek rakamlardan biri olduğunu belirtti. Açıklamada, öldürülen gazetecilerin büyük çoğunluğunun Filistinli olduğu ve yerel medya kuruluşlarında görev yaptığı ifade edildi. IFJ, İsrail'in gazetecileri kasıtlı olarak hedef aldığına dair kanıtların arttığını öne sürerek, uluslararası soruşturma çağrısı yaptı.
Gazze'deki gazeteciler, iletişim kesintileri, elektrik yokluğu ve sürekli bombardıman altında görev yapmaya çalışıyor. Birçok gazeteci, ailelerini kaybetmiş veya evlerinden edilmiş durumda. IFJ, Gazze'deki basın özgürlüğünün tamamen çöktüğünü ve gazetecilerin sadece mesleklerini icra ettikleri için öldürüldüğünü belirtti. Federasyon, uluslararası toplumun bu duruma sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı.
Uluslararası Tepkiler ve Tahliye Çağrıları
IFJ'nin çağrısı, dünya genelinde gazeteci örgütleri ve insan hakları kuruluşları tarafından desteklendi. Federasyon, yaralı gazetecilerin derhal tahliye edilmesi ve tıbbi tedaviye erişimlerinin sağlanması gerektiğini belirtti. Ayrıca, Gazze'de görev yapan gazetecilerin korunması için uluslararası gözlemcilerin bölgeye gönderilmesi talep edildi. IFJ Genel Sekreteri Anthony Bellanger, yaptığı açıklamada, "Gazze'de gazeteciler ölüyor ve dünya izliyor. Bu bir utançtır. Uluslararası toplum, basın özgürlüğünü savunmak zorundadır" dedi. Bellanger, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve bunun hesabının sorulması gerektiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar da Gazze'deki gazetecilerin durumuna dair endişelerini dile getirdi. Ancak şu ana kadar somut bir adım atılmadı. IFJ, uluslararası toplumun acil eylem planı oluşturması gerektiğini belirterek, gazetecilerin korunması için bir uluslararası mekanizma kurulması çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki gazetecilerin maruz kaldığı saldırıları yakından takip etmekte ve Filistinli gazetecilerin haklarını savunmaktadır. IFJ'nin çağrısı, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasi çabalarını destekler niteliktedir. Türk dış politikası açısından, Gazze'de basın özgürlüğünün çöküşü, uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk alması gerektiğini göstermektedir. Türkiye, yaralı gazetecilerin tahliyesi ve tedavisi için hava ambulansı ve sağlık desteği sağlayabilir. Ayrıca, İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM çatısı altında girişimlerde bulunarak, gazetecilerin korunması için uluslararası bir mekanizma kurulmasını teşvik edebilir. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel barış ve insan hakları konusundaki aktif rolünü pekiştirebilir.