New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, 7 Ekim 2023 saldırısının üçüncü yıl dönümünde yaptığı açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenleri andı ve İsrail politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Mamdani, "korkunç savaş suçunun" üçüncü yıl dönümünü işaretlediklerini belirterek, işgal ve apartheidin sürmemesi gerektiğini vurguladı.
Arka Plan: 7 Ekim ve Sonrası
7 Ekim 2023'te Hamas liderliğindeki silahlı gruplar, İsrail'in güney sınırındaki yerleşimlere ve askeri noktalara benzeri görülmemiş bir saldırı düzenledi. Saldırıda çoğu sivil 1.200'den fazla İsrailli hayatını kaybetti ve 250'ye yakın kişi rehin alındı. Bu olay, İsrail'in Gazze'ye yönelik geniş çaplı askeri operasyonunu tetikledi. Üç yıl sonra çatışmalar farklı cephelerde devam ediyor ve bölgedeki insani kriz her geçen gün derinleşiyor.
Mamdani, açıklamasında yalnızca saldırıyı kınamakla kalmadı, aynı zamanda İsrail'in Filistin topraklarındaki uygulamalarını 'işgal' ve 'apartheid' olarak nitelendirdi. New York gibi küresel bir şehrin belediye başkanının bu ifadeleri kullanması, ABD iç siyasetinde Filistin yanlısı söylemin yükselişini gösteriyor. Mamdani'nin açıklamaları, özellikle genç seçmen ve ilerici kanat arasında yankı bulabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail-Filistin meselesi, üç yıl aradan sonra hâlâ uluslararası toplumun en bölücü konularından biri olmayı sürdürüyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, Gazze'deki yıkımın boyutunu ve sivil kayıpları raporlarken, İsrail hükümeti operasyonlarını meşru müdafaa çerçevesinde savunuyor. ABD yönetimi ise İsrail'e askeri destek verirken, insani yardımların artırılması çağrısı yapıyor. Ancak Mamdani gibi yerel yöneticilerin artan eleştirileri, Washington'un geleneksel pozisyonunu içeriden zorluyor.
Mamdani'nin sözleri, yalnızca ABD'de değil, Avrupa ve Orta Doğu'da da yankı uyandırabilir. Özellikle apartheid benzetmesi, İsrail karşıtı kampanyaların sık başvurduğu bir çerçeve. Bu tür açıklamalar, uluslararası kamuoyunda İsrail'in meşruiyetini sorgulatan söylemleri güçlendiriyor. Öte yandan, İsrail yanlısı gruplar bu ifadeleri antisemitizm olarak nitelendirip tepki gösterebilir. New York'ta yaşayan Yahudi toplumu da konuya hassasiyetle yaklaşıyor.
Üç yılın ardından bölgede kalıcı bir barış hâlâ sağlanamadı. Aksine, yerleşimci şiddeti, yerinden edilme ve ekonomik abluka gibi sorunlar devam ediyor. Mamdani'nin çağrısı, bu döngünün kırılması gerektiğine dair bir uyarı niteliğinde. Ancak somut bir çözüm için uluslararası toplumun ortak irade göstermesi şart.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Filistin çatışmasında Filistin'in haklarını savunan ve iki devletli çözümü destekleyen bir çizgide. Mamdani'nin 'işgal ve apartheid' vurgusu, Ankara'nın uzun süredir dile getirdiği eleştirilerle örtüşüyor. Bu tür açıklamalar, Türkiye'nin uluslararası platformlarda yalnız olmadığını gösteriyor. Ayrıca ABD'deki yerel yöneticilerin İsrail karşıtı söylemi, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir denge unsuru olabilir. Bölgesel istikrar açısından, Gazze'de kalıcı ateşkes ve insani yardım koridorlarının açılması Türkiye'nin öncelikli hedefi olmayı sürdürüyor.