California Valisi Gavin Newsom, sekiz yıllık görev süresinin ardından eyaletten ayrılmaya hazırlanırken, karşı karşıya olduğu soru başkanlık yarışına girip girmeyeceği değil, kalabalık olması beklenen bir yarışta ne kadar rekabetçi olabileceği. 2028 konuşmalarına partinin en önde gelen isimlerinden biri olarak başlayan Newsom, ulusal bir seçim zaferi kazanmak için Trump karşıtı kimliğinin ötesine geçmek zorunda.
Trump Karşıtı Söylemin Ötesinde Bir Strateji İhtiyacı
Newsom, son yıllarda eski Başkan Donald Trump'a yönelik sert eleştirileriyle ulusal medyada sıkça yer buldu. Ancak siyaset bilimciler, sadece Trump karşıtlığı üzerine kurulu bir kampanyanın Demokrat Parti tabanını harekete geçirse bile genel seçimlerde bağımsız ve ılımlı Cumhuriyetçi seçmenleri kazanmakta yetersiz kalabileceği uyarısında bulunuyor. Newsom'un ekibi, valilik dönemindeki ekonomik büyüme, teknoloji yatırımları, iklim politikaları ve sağlık reformları gibi somut başarıları öne çıkararak daha kapsayıcı bir mesaj oluşturmayı hedefliyor.
Parti içinde ise Newsom'un karşısında güçlü rakipler bulunuyor. Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg, Michigan Valisi Gretchen Whitmer ve Pennsylvania Valisi Josh Shapiro gibi isimlerin de yarışa girmesi bekleniyor. Bu durum, Newsom'un özellikle erken ön seçim eyaletlerinde yoğun bir kampanya yürütmesini gerektirecek. Ayrıca ilerici kanadın desteğini almak için daha sol politikalar izlemesi, genel seçimde merkez seçmeni kaybetme riski taşıyor.
Kalabalık Demokrat Sahasında Öne Çıkma Çabası
Newsom, 2028'e giden süreçte kampanya altyapısını şimdiden kurmaya başladı. Büyük bağışçılarla görüşmeler yapıyor ve ülke çapında tanınırlığını artırmak için eyalet dışı etkinliklere katılıyor. Ancak California'nın yüksek vergileri, evsizlik sorunu ve iş dünyasına yönelik düzenlemeleri gibi konular, rakiplerinin saldırılarına açık kapı bırakıyor. Cumhuriyetçiler, Newsom'u 'san Francisco liberali' olarak etiketleyerek ulusal seçimde dezavantajlı konuma getirmeye çalışacak.
Öte yandan, Newsom'un Trump'a karşı yürüttüğü hukuki mücadeleler ve çevre düzenlemeleri, Demokrat tabanında güçlü bir destek oluşturdu. 2024 seçimlerinde Biden'ın yerine aday olma çağrıları yapılmış ancak Newsom bu çağrılara mesafeli yaklaşmıştı. Şimdi ise kendi adaylığı için zemin hazırlıyor. Parti içi anketlerde şu an için Harris'in önde olduğu görülse de Newsom'un kampanya kabiliyeti ve medya ilgisi onu ciddi bir rakip haline getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Newsom'un olası adaylığı, ABD'nin iklim politikaları, teknoloji regülasyonları ve Çin ile ilişkiler gibi konularda belirleyici olabilir. California, dünyanın beşinci büyük ekonomisi olarak küresel ticaret ve teknoloji üretiminde kritik bir role sahip. Newsom'un başkan olması halinde, eyaletinin yenilenebilir enerji ve elektrikli araç politikalarını ulusal düzeye taşıması beklenir. Bu da küresel iklim müzakerelerinde ABD'nin daha iddialı bir pozisyon alması anlamına gelir. Ayrıca Newsom'un Çin ile dengeli bir ilişki kurma ve teknoloji şirketlerine yönelik düzenlemeleri sürdürme eğiliminde olduğu biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gavin Newsom'un 2028 başkanlık yarışındaki performansı, ABD'nin dış politikasını ve dolayısıyla Türkiye'yi de etkileyebilir. Demokrat Parti içindeki yarış, ABD'nin NATO müttefikleriyle ilişkilerini, savunma harcamalarını ve iklim politikalarını şekillendirecek. Newsom, Trump'a kıyasla daha öngörülebilir bir dış politika izleyebilir; ancak Kongre'nin tutumu belirleyici olacak. Türkiye, ABD ile savunma sanayii, enerji ve ticaret konularında işbirliğini sürdürmek isterken, olası bir Demokrat yönetimin insan hakları ve demokrasi vurgusu ilişkilerde gerginlik yaratabilir. Yine de Newsom'un pragmatik yaklaşımı, Türkiye ile diyalog kanallarının açık kalmasını sağlayabilir.