California Valisi Gavin Newsom, 2028 başkanlık seçimlerinde, eğer belirli bir Demokrat aday yarışa girerse aday olmayacağını açıkladı. Newsom'un bu açıklaması, Demokrat Parti içindeki 2028 adaylık yarışının şimdiden şekillenmeye başladığını gösteriyor. Vali, konuşmasında doğrudan isim vermese de, kastettiği kişinin kim olduğu merak konusu. 2028 seçimleri için adı geçen diğer Demokrat isimler arasında Alexandria Ocasio-Cortez, Pete Buttigieg ve Kamala Harris bulunuyor.
Newsom'un açıklamasının arka planı
Gavin Newsom, uzun süredir Demokrat Parti'nin gelecek vaat eden isimlerinden biri olarak görülüyor. 2019'dan bu yana California Valisi olarak görev yapan Newsom, özellikle pandemi dönemindeki yönetimi, iklim politikaları ve sosyal konulardaki ilerici duruşuyla ulusal bir profil çizdi. Ancak 2024 seçimlerinde Başkan Joe Biden'ın adaylığını desteklemesi ve ardından Kamala Harris'in adaylığı sürecinde aktif rol almaması, onun 2028 için stratejik bir bekleyiş içinde olduğu yorumlarına neden olmuştu.
Newsom'un son açıklaması, aslında Demokrat Parti içindeki olası bir adaylık savaşını önleme çabası olarak da okunabilir. Parti içinde 2028 için adı geçen isimler arasında Alexandria Ocasio-Cortez (AOC), Pete Buttigieg ve Kamala Harris gibi önemli figürler var. Newsom, eğer bu isimlerden biri (özellikle Harris) aday olursa, kendisinin yarışa girmeyeceğini ima ederek, partinin bölünmemesi mesajı veriyor. Bu, Demokrat Parti'nin 2016 ve 2020'de yaşadığı iç çekişmelerden ders çıkardığını gösteriyor.
Öte yandan, Newsom'un bu açıklaması, kendi başkanlık hırslarını tamamen rafa kaldırdığı anlamına gelmiyor. Aksine, belirli bir adayın (muhtemelen Harris) yarışa girmesi durumunda geri çekileceğini söyleyerek, aslında kendisini partinin birleştirici bir figürü olarak konumlandırıyor. Bu strateji, ileride partinin ona ihtiyaç duyabileceği bir senaryoda öne çıkmasını sağlayabilir.
2028 seçimleri ve Demokrat Parti'nin geleceği
2028 başkanlık seçimleri, Demokrat Parti için kritik bir dönüm noktası olacak. 2024'te Donald Trump'ın yeniden seçilmesi (varsayımsal olarak) sonrasında partinin nasıl bir yol izleyeceği belirsiz. Eğer Trump 2024'te kazanırsa, 2028'de tekrar aday olamayacağı için (anayasal olarak iki dönem sınırı), Demokratlar için açık bir yarış olacak. Ancak eğer 2024'te Demokratlar kazanırsa, 2028'de görevdeki başkanın tekrar aday olması muhtemel.
Newsom'un açıklaması, henüz 2024 seçimleri bile tamamlanmadan 2028'in konuşulması, Amerikan siyasetindeki uzun vadeli planlamanın bir göstergesi. Demokrat Parti içinde ilerici kanadın yükselişi, AOC gibi isimlerin ulusal çapta tanınırlığının artması, partinin gelecekte daha sol bir çizgiye kayabileceğini gösteriyor. Newsom ise daha merkez sol bir çizgide duruyor ve bu nedenle AOC ile olası bir rekabetten kaçınmak istiyor olabilir.
Kamala Harris ise 2024'te başkan yardımcısı olarak görev yapmış ve ardından başkan adayı olmuş bir isim. Eğer 2024'te kaybederse, 2028'de tekrar aday olması muhtemel. Newsom'un "belirli bir Demokrat" ifadesiyle Harris'i kastettiği yorumları güçlü. Harris'in adaylığı, özellikle kadın ve azınlık seçmenler nezdinde güçlü bir destek bulabilir. Newsom ise bu durumda kendisini geri planda tutarak, partinin birliğini korumayı amaçlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de 2028 başkanlık seçimleri için şimdiden adaylık tartışmalarının başlaması, Türkiye-ABD ilişkileri açısından önemli. Demokrat Parti'nin olası adayları arasında yer alan isimlerin Türkiye'ye yönelik tutumları farklılık gösterebilir. Örneğin, Kamala Harris, Biden yönetiminde başkan yardımcısı olarak görev yapmış ve Türkiye ile ilişkilerde genel olarak mevcut çizgiyi sürdürmüştür. Gavin Newsom ise daha çok iç politikaya odaklanmış bir isim olarak dış politikada deneyimsiz sayılabilir. AOC gibi ilerici isimler ise Türkiye'nin Suriye ve insan hakları politikalarına daha eleştirel yaklaşabilir. Ancak kim seçilirse seçilsin, ABD'nin Türkiye'ye yönelik temel stratejik yaklaşımının (NATO müttefikliği, bölgesel denge) büyük ölçüde devam etmesi beklenir. Yine de Demokrat adayın kimliği, özellikle YPG/PKK konusundaki tutum ve savunma sanayii iş birlikleri açısından fark yaratabilir.