İngiltere'nin efsanevi futbolcusu ve BBC yorumcusu Gary Lineker, eski ABD Başkanı Donald Trump ile FIFA Başkanı Gianni Infantino arasındaki ilişkiyi 'çok tuhaf' olarak nitelendirdi. Lineker, Mishal Husain'in sunduğu programda yaptığı açıklamada, iki ismin birbirlerine karşı aşırı övgü dolu tutumlarına dikkat çekti. Lineker, özellikle Trump'ın 2026 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak ABD'nin turnuvayı organize etme sürecinde Infantino ile yakın temas halinde olduğunu vurguladı. Aynı programda Dünya Kupası bilet fiyatlarını 'astronomik' olarak tanımlayan Lineker, futbolseverlerin bu durumdan rahatsız olduğunu ifade etti. FIFA sözcüsü ise kurumun 'adil bir turnuva sağlamaya odaklandığını' belirtti.
Gelişmenin Arka Planı: Trump-Infantino Yakınlaşması
Donald Trump ile Gianni Infantino arasındaki ilişki, özellikle 2026 Dünya Kupası'nın ABD, Kanada ve Meksika ortak ev sahipliğinde düzenlenecek olmasıyla daha da görünür hale geldi. Trump, başkanlık döneminde Infantino'yu Beyaz Saray'da ağırlamış ve FIFA'yı 'harika bir organizasyon' olarak tanımlamıştı. Infantino da Trump'ın futbol altyapısına verdiği desteği övmüştü. Ancak Lineker, bu karşılıklı övgülerin samimiyetini sorguluyor. Ona göre, 'Trump'ın sporu kullanma eğilimi' ve Infantino'nun 'güçle ittifak kurma' stratejisi, iki lideri birbirine yaklaştırıyor. 2026 Dünya Kupası için tahmini 10 milyar dolarlık bütçe ve stadyum inşaatları, bu ilişkinin maddi boyutunu da ortaya koyuyor. FIFA'nın ABD pazarındaki ticari potansiyeli, Infantino'nun Trump ile kurduğu bağın ardındaki hesapları anlamayı kolaylaştırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Futbolun Siyasi Yüzü
Lineker'in eleştirileri, futbol yönetimi ile siyaset arasındaki iç içe geçmiş ilişkinin sadece bir yansıması. Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago tatil köyünde Infantino ile bir araya gelmesi, FIFA Başkanı'nın 'tarafsız' bir spor yöneticisi imajının sorgulanmasına neden oluyor. Öte yandan, 2022 Katar Dünya Kupası'nda da benzer tartışmalar yaşanmıştı. İnsan hakları grupları, FIFA ile otoriter rejimler arasındaki yakın ilişkileri eleştirmişti. 2026 Dünya Kupası'nda ABD'nin ev sahipliği, ticari açıdan FIFA için büyük bir fırsat; ancak Trump gibi tartışmalı bir figürle kurulan bağ, kurumun bağımsızlığına gölge düşürüyor. Lineker'in çıkışı, sporun siyasetten ayrıştırılamayacağının önemli bir hatırlatıcısı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, güçlü futbol kültürü ve son yıllarda Avrupa Şampiyonası ile Olimpiyat adaylıkları sayesinde FIFA ile yakın ilişkiler geliştiren bir ülke. Bu gelişme, futbol yönetiminin siyasi liderlerle kurduğu bağların sporun tarafsızlığını nasıl etkileyebileceğine dair bir örnek teşkil ediyor. Trump-Infantino örneğindeki gibi, Türkiye'de de spor organizasyonları siyasi sembolleşme riski taşıyor. Özellikle 2032 Avrupa Şampiyonası hazırlıkları ve gelecekteki Dünya Kupası adaylıklarında, Türk yetkililerin FIFA ile ilişkilerinde bağımsızlık ve şeffaflık ilkelerine dikkat etmesi gerekiyor. Ayrıca, taraftarların bilet fiyatlarına erişim sorunu, Türkiye'de de benzer endişeleri gündeme getiriyor.