Gana, yüzyıllar süren transatlantik köle ticaretinin yol açtığı yıkımın telafisi için yükselen tazminat çağrılarını somut bir adıma dönüştürüyor. Birleşmiş Milletler'in bu ticareti 'insanlığa karşı en ağır suç' olarak nitelendirmesinin ardından, Afrika ve Karayipler'den liderler geçtiğimiz haftalarda Gana'nın başkenti Akra'da bir araya gelerek tazminat konusunu ele aldı. Konferans, kölelik ve sömürgeciliğin bugünkü eşitsizlik ve kalkınma sorunlarına nasıl yol açtığını ve bu tarihsel adaletsizliklerin nasıl giderilebileceğini tartışmak üzere düzenlendi.
Afrika Birliği ve Karayipler Ortak Pozisyon Belirliyor
Akra'da düzenlenen bu üst düzey konferansa, Afrika Birliği (AfB) ve Karayip Topluluğu (CARICOM) üyesi ülkelerin devlet başkanları, bakanları ve diplomatları katıldı. Toplantının ana gündem maddesi, kölelik ve sömürgeciliğin yol açtığı zararların tazmini için ortak bir strateji belirlemekti. Katılımcılar, bu konuda uluslararası hukuk temelinde bir tazminat talebi çerçevesi oluşturulması gerektiğinin altını çizdi. Gana Devlet Başkanı Nana Akufo-Addo, açılış konuşmasında, 'bu tarihsel yaranın hâlâ kanadığını' ve tazminatın sadece maddi bir ödeme değil, aynı zamanda tanınma ve özür içeren kapsamlı bir süreç olması gerektiğini vurguladı.
Afrika ülkeleri, köle ticaretinin kıtadan milyonlarca insanın zorla koparılmasına, yerel ekonomilerin çökmesine ve toplumsal yapıların parçalanmasına neden olduğunu belirtiyor. Öte yandan, Karayip ülkeleri de kölelik mirasının bugün hâlâ devam eden ırkçılık, yoksulluk ve az gelişmişlik gibi sorunların temelinde yattığını savunuyor. Konferans sonunda yayımlanan ortak bildiride, tazminat konusunun bir insan hakları meselesi olduğu ve köleliğin mirasının ortadan kaldırılması için küresel iş birliğine ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.
Küresel Tazminat Tartışmaları Yeniden Alevleniyor
Transatlantik köle ticareti için tazminat talepleri yeni bir olgu değil. Ancak son yıllarda, özellikle George Floyd'un öldürülmesinin ardından başlayan Black Lives Matter hareketi ve artan ırkçılık karşıtı protestolar, bu talepleri küresel gündemin üst sıralarına taşıdı. Birleşmiş Milletler, 2023 yılında yayımladığı bir raporda, transatlantik köle ticaretini 'insanlığa karşı suç' olarak tanımlayarak tazminat çağrılarına destek vermişti. Bu rapor, uluslararası toplumun konuya bakışında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Avrupa ülkeleri ve ABD ise tazminat taleplerine genel olarak mesafeli yaklaşıyor. Özellikle eski sömürgeci güçler olan İngiltere, Fransa, Portekiz ve İspanya, bu tür taleplerin hukuki ve mali açıdan karmaşık olduğunu ve geçmişte yaşananların bugünkü nesiller tarafından tazmin edilmesinin zorluğuna işaret ediyor. Buna karşın, bazı Karayip ülkeleri, Birleşmiş Milletler Uluslararası Adalet Divanı'na başvurmayı ve köle ticaretinden doğrudan fayda sağlamış kurumların (örneğin, bankalar ve sigorta şirketleri) sorumluluğunu araştırmayı düşünüyor. Gana'daki konferans, bu tartışmaları somut bir zemin üzerinden yeniden başlatma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika ile son yıllarda hızla gelişen diplomatik ve ekonomik ilişkileri nedeniyle bu tartışmaları yakından izlemektedir. Her ne kadar Osmanlı İmparatorluğu transatlantik köle ticaretine doğrudan taraf olmamış olsa da, Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle artan ticareti ve yatırımları, kıtadaki kalkınma sorunlarına duyarlı bir yaklaşım sergilemesini gerektirmektedir. Tazminat sürecinin ilerlemesi, uluslararası hukukta emsal teşkil edebilir ve bu durum Türkiye'nin Afrika politikasını etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika'da insani yardım ve kalkınma projelerindeki aktif rolü, bu tür tarihsel adalet arayışlarına yapıcı bir katkı sağlama fırsatı sunmaktadır. Türkiye, hem Afrika Birliği ile hem de Karayip ülkeleriyle ilişkilerinde bu konuyu dengeli bir şekilde ele alarak, hem tarihsel bir sorumluluğu hem de geleceğe dönük iş birliğini gözeten bir duruş sergileyebilir.