G7 ülkelerinin liderleri, Fransa'nın güneybatısındaki Biarritz kentinde 45. zirve toplantısına başladı. Zirvenin ilk gününde, ev sahibi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron liderliğinde düzenlenen oturumda, Ukrayna'daki gelişmeler, küresel ticaret politikaları ve iklim değişikliği gibi başlıca uluslararası meseleler ele alınıyor. Zirveye ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Almanya Şansölyesi Angela Merkel, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte ve Japonya Başbakanı Shinzo Abe katılıyor. Avrupa Birliği'ni ise AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker temsil ediyor.
Ukrayna Krizi Zirvenin Odağında
Zirvenin açılış oturumunda, G7 liderleri Ukrayna'daki durumu ve Rusya ile ilişkileri masaya yatırdı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Ukrayna'da ateşkesin sağlanması ve barış sürecinin ilerletilmesi için uluslararası toplumun daha fazla çaba göstermesi gerektiğini vurguladı. G7 liderleri, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine desteklerini yineleyerek, Rusya'nın Kırım'ı ilhakını tanımadıklarını ve Minsk anlaşmalarının uygulanmasının önemini vurguladı. Ayrıca, İran'ın nükleer anlaşma kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesi ve bölgesel gerilimlerin azaltılması konuları da ele alındı.
Öte yandan, ABD Başkanı Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşme olasılığı da zirve öncesi gündeme gelmişti. Ancak Trump, zirvenin ardından Putin ile bir araya gelebileceğini ancak henüz kesin bir plan olmadığını ifade etti. Bu durum, G7 müttefikleri arasında Rusya'ya yönelik farklı yaklaşımları bir kez daha gündeme taşıdı.
Ticaret Savaşları ve Küresel Ekonomi
Zirvede ayrıca, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının küresel ekonomi üzerindeki etkileri masaya yatırıldı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ticari gerilimlerin dünya ekonomisini tehdit ettiğini ve bu durumun özellikle gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkilediğini belirtti. ABD Başkanı Trump ise, ticaret politikalarının ABD'nin çıkarlarını korumak için gerekli olduğunu savunurken, diğer G7 liderleri korumacılığa karşı daha ılımlı bir duruş sergileyerek çok taraflı ticaret sisteminin önemine vurgu yaptı. Zirve sonunda yayımlanması beklenen ortak bildiride, ticaret ve dijital ekonomi alanındaki somut adımların belirlenmesi bekleniyor.
İklim ve Çevre Politikaları
Bir diğer önemli gündem maddesi ise iklim değişikliğiyle mücadele oldu. Paris İklim Anlaşması'nın ev sahibi Fransa, G7 ülkelerinin karbon emisyonlarını azaltma taahhütlerini yenilemelerini istiyor. Ancak ABD'nin anlaşmadan çekilme kararı, bu konudaki ortak adımları zorlaştırıyor. Macron, iklim değişikliğiyle mücadelenin sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve güvenlik boyutu olduğunu hatırlattı. Ayrıca Amazon ormanlarındaki yangınlar ve biyoçeşitliliğin korunması gibi konular da zirvede ele alındı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
G7 zirvesinde alınan kararlar, Türkiye'yi doğrudan etkileyecek adımlar içermese de, özellikle Ukrayna krizi ve Rusya'ya yönelik tutum, Türk dış politikasının manevra alanını etkileyebilir. Türkiye, hem NATO müttefiki hem de Rusya ile Karadeniz'de komşu olarak bu gerilimde dengeli bir politika izlemektedir. Ayrıca, küresel ticaret savaşlarının yarattığı belirsizlik, Türkiye ekonomisini de etkileyebilecek faktörler arasında yer alıyor. Zirvede iklim değişikliği konusunda atılacak ortak adımlar, Türkiye'nin Paris İklim Anlaşması’na taraf olma sürecinde uluslararası taahhütleri açısından önem taşıyor.