ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, 24 Nisan 2025 Perşembe günü yaptığı açıklamada, G20 ticaret bakanlarının endüstriyel aşırı kapasiteyle mücadele ve küresel tedarik zincirlerinden zorla çalıştırmayı ortadan kaldırma konularında anlaşmaya varamadığını bildirdi. Milwaukee'de düzenlenen G20 Ticaret ve Yatırım Bakanları Toplantısı'nda konuşan Greer, özellikle Çin'e yöneltilen aşırı kapasite eleştirisinin müzakere masasında tıkanıklığa yol açtığını belirtti. Çin, kendisine yöneltilen bu eleştirileri reddediyor.
Toplantının Arka Planı ve Aşırı Kapasite Tartışması
G20 ticaret bakanları, küresel ticaretin önündeki yapısal engelleri ele almak üzere Milwaukee'de bir araya geldi. Toplantının ana gündem maddeleri arasında endüstriyel aşırı kapasite, zorla çalıştırmanın tedarik zincirlerinden çıkarılması ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) reformu yer alıyordu. Ancak görüşmeler, özellikle aşırı kapasite konusunda somut bir mutabakat sağlanamadan sona erdi.
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, "Aşırı kapasite konusunda ciddi endişelerimizi dile getirdik. Ancak bazı üyeler bu konuyu gündeme getirmeye bile yanaşmadı" ifadelerini kullandı. Greer, zorla çalıştırma konusunda da benzer bir dirençle karşılaştıklarını belirtti. ABD'li yetkili, "Tedarik zincirlerimizde zorla çalıştırmanın yeri olmamalı. Bu konuda ortak bir irade görmek isterdik" dedi.
Aşırı kapasite, özellikle çelik, alüminyum, güneş paneli ve elektrikli araç gibi sektörlerde Çin'in devlet destekli üretim politikalarının küresel piyasalarda arz fazlası yarattığı ve fiyatları baskıladığı yönündeki eleştirileri kapsıyor. Batılı ülkeler, bu durumun kendi yerli sanayilerini haksız rekabetle karşı karşıya bıraktığını savunuyor. Çin ise söz konusu eleştirileri reddederek, üretim kapasitesinin küresel yeşil dönüşüm için gerekli olduğunu ve piyasa koşullarının bir sonucu olduğunu öne sürüyor.
Küresel Ticarette Artan Gerilim ve Bölgesel Yansımalar
G20 toplantısındaki tıkanıklık, küresel ticaret politikalarında artan kutuplaşmanın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. ABD'nin öncülüğünde bir grup ülke, Çin'in ekonomik uygulamalarına karşı daha sert önlemler alınması çağrısında bulunurken, gelişmekte olan ülkeler ve Çin'e yakın ekonomiler bu tür girişimlere mesafeli duruyor.
Milwaukee'deki görüşmelerde ayrıca DTÖ'nün işlevselliğini artırmaya yönelik öneriler de tartışıldı. ABD, DTÖ'nün temyiz mekanizmasının yeniden yapılandırılması gerektiğini savunurken, bazı üyeler mevcut sistemin korunmasından yana tavır aldı. Toplantıda net bir sonuç çıkmaması, DTÖ reform sürecinin de tıkandığını gösteriyor.
Uzmanlar, G20'nin ticaret konularında etkinliğini yitirmeye başladığını belirtiyor. Son yıllarda G20 zirvelerinde ticaret ve yatırım başlıklarında somut adımlar atmakta zorlanan ülkeler, iklim değişikliği ve dijital ekonomi gibi alanlarda da benzer şekilde bölünmüş durumda. Bu durum, uluslararası ekonomik işbirliğinin zayıfladığı yönündeki endişeleri artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, G20 üyesi olarak küresel ticaret kurallarının şekillenmesinde söz sahibi bir aktör. Aşırı kapasite tartışmaları, Türkiye'nin çelik ve alüminyum ihracatını dolaylı yoldan etkileyebilir: Çin'den gelen düşük fiyatlı ürünler, Türk üreticilerini iç piyasada ve ihracat pazarlarında zorlayabilir. Öte yandan Türkiye, zorla çalıştırma konusundaki uluslararası girişimlere destek vererek Batı ile uyumlu bir pozisyon alabilir. Ancak Çin ile artan ekonomik ilişkileri ve Kuşak-Yol projesindeki rolü, Ankara'nın dengeli bir tutum izlemesini gerektiriyor. G20'deki tıkanıklık, Türkiye'nin çok taraflı ticaret sistemindeki reform çabalarını da olumsuz etkileyebilir.