G20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanları, ABD'nin Kuzey Karolina eyaletindeki Asheville kentinde iki gün süren yoğun müzakerelerin ardından, Rusya'nın katılımına ilişkin gerilimlere ve Çin ile yaşanan görüş ayrılıklarına rağmen ortak bir bildiri üzerinde geniş bir mutabakat sağladı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Moskova'nın toplantıdaki varlığının tartışmaları aksatmadığını belirtirken, küresel ekonominin karşı karşıya olduğu zorluklara karşı birlik mesajı verilmeye çalışıldı.
G20'nin Zirvesi: Rusya ve Çin Faktörü
Salı günü sona eren toplantıda, G20 üyeleri jeopolitik gerilimlere rağmen ortak bir metin üzerinde uzlaşma sağladı. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı nedeniyle bazı üyeler Moskova'nın katılımına itiraz etmişti. Ancak ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Rusya'nın masada bulunmasının müzakereleri engellemediğini söyledi. Bessent, 'Rusya'nın varlığı tartışmaları aksatmadı; odak noktamız küresel ekonomik istikrarı sağlamaktı' ifadelerini kullandı.
Toplantının ana gündem maddelerinden biri, yüksek borç yükü altındaki gelişmekte olan ülkelere destek sağlanması ve küresel finansal mimarinin güçlendirilmesiydi. Delegeler, jeopolitik risklerin yanı sıra iklim değişikliği ve dijital ekonominin getirdiği zorluklara karşı ortak politikalar geliştirilmesi gerektiği konusunda hemfikir kaldı.
Öte yandan, Çin'in bazı ticaret ve sübvansiyon politikalarına yönelik eleştirilerin sürdüğü gözlendi. ABD ve müttefikleri, Çin'in çelik ve alüminyum sektörlerindeki aşırı kapasitesinin küresel piyasaları olumsuz etkilediğini savunurken, Pekin yönetimi bu suçlamaları reddetti. Çinli yetkililer, serbest ticaret ilkelerine bağlı kaldıklarını ve gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasına destek verdiklerini vurguladı.
Küresel Ekonomiye Yönelik Tehditler ve İşbirliği Çağrıları
G20 toplantısının sonuç bildirgesinde, küresel ekonominin karşı karşıya olduğu risklere dikkat çekildi. Bildirgede, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar, yüksek enflasyon ve artan borçlanma maliyetleri gibi sorunların üstesinden gelmek için üye ülkelerin koordineli politikalar izlemesi gerektiği belirtildi. Ayrıca, gelişmekte olan ekonomilerin kalkınma ihtiyaçlarının karşılanması için uluslararası finans kuruluşlarının reforme edilmesi çağrısı yapıldı.
Toplantıda, Rusya'nın yanı sıra Çin ile yaşanan görüş ayrılıkları, karar alma süreçlerinde zorluklara yol açtı. Özellikle dijital vergilendirme ve yapay zeka düzenlemeleri konularında taraflar arasında uzlaşma sağlanamadı. Ancak analistler, bu tür ayrılıkların G20'nin etkinliğini zayıflattığını, ancak yine de diyalog platformu olarak işlev gördüğünü belirtiyor.
ABD Hazine Bakanı Bessent, toplantıda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki işbirliğinin artırılması gerektiğini vurguladı. Bessent, 'Küresel ekonomik krizlerle başa çıkmak için hiçbir ülke tek başına yeterli değil. G20, bu nedenle kritik bir öneme sahip' dedi. Toplantıda ayrıca, kripto varlıkların düzenlenmesi ve sınır ötesi ödemelerin kolaylaştırılması gibi güncel konular da ele alındı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye 'nin küresel ekonomik yönetişimdeki konumunu yakından ilgilendiriyor. G20'deki uzlaşı arayışı, Türkiye'nin çok taraflı platformlardaki etkinliğini koruması açısından önem taşıyor. Rusya ile batılı ülkeler arasındaki gerilimler, Türkiye'nin hem Batı hem de Rusya ile sürdürdüğü dengeli dış politikasını test ediyor. Türkiye, G20 içinde gelişmekte olan ülkelerin sesini duyurması ve kalkınma finansmanı konusundaki taleplerini dile getirmesi açısından bu forumu etkin bir şekilde kullanabilir. Ayrıca, Çin ile ABD arasındaki ticari anlaşmazlıkların derinleşmesi, Türkiye'nin ticaret rotalarını ve yatırım kararlarını etkileyebilir. Türkiye'nin, küresel ekonominin karşı karşıya olduğu risklere karşı kendi ekonomik reformlarını hızlandırması ve uluslararası işbirliklerini çeşitlendirmesi gerekiyor.