Fransa'da bir mahkeme, eski Air France hostesi Sophie Lainault'un meme kanserinin meslek hastalığı olarak tanınmasına hükmetti. Toulouse İdare Mahkemesi'nin kararı, kabin ekibinin yüksek irtifada maruz kaldığı kozmik radyasyon ile meme kanseri arasında bağ kuran emsal niteliğinde bir karar olarak değerlendiriliyor. Lainault, 2005 yılında kanser teşhisi konduktan sonra uzun yıllardır hukuk mücadelesi veriyordu.
Yıllar süren hukuk mücadelesi
Sophie Lainault, 16 yıl boyunca Air France'da uçuş görevlisi olarak çalıştı. Uzun mesafe uçuşlarında görev yapan Lainault, bu süre zarfında saatlerce yüksek irtifada bulundu. 2005 yılında meme kanseri teşhisi konan Lainault, hastalığının işiyle bağlantılı olduğunu öne sürerek 2009 yılında tazminat başvurusunda bulundu. Ancak Air France ve sosyal güvenlik kurumu, kanserin meslek hastalığı olarak tanınmasını reddetti. Bunun üzerine Lainault, hukuk mücadelesini sürdürdü.
Mahkeme kararında, Dünya Sağlık Örgütü'ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın (IARC) iyonize radyasyonu kanserojen olarak sınıflandırdığına dikkat çekildi. Ayrıca, kabin ekibinin aldığı radyasyon dozunun, nükleer santral çalışanları gibi belirli meslek gruplarıyla kıyaslanabilecek düzeyde olduğu belirtildi. Mahkeme, Lainault'un kanserinin meslek hastalığı olduğuna ve Air France'ın sorumlu olduğuna hükmetti.
Havacılık sektörü ve sağlık riskleri
Bu karar, havacılık sektöründe çalışan binlerce kabin memuru için önemli bir emsal teşkil ediyor. Uçuş sırasında yüksek irtifada daha az atmosferik koruma olduğundan, pilotlar ve kabin görevlileri yer seviyesindekilere kıyasla daha yüksek kozmik radyasyona maruz kalıyor. Uzmanlar, özellikle uzun mesafe uçuşlarında çalışanların bu riske daha fazla maruz kaldığını belirtiyor.
Avrupa'da bazı ülkeler, kabin ekibinin radyasyon maruziyetini düzenleyen kurallar getirmiş durumda. Ancak kanser vakalarının meslek hastalığı olarak kabul edilmesi ülkeden ülkeye değişiyor. Fransa'daki bu karar, diğer ülkelerdeki benzer davaları da etkileyebilir. Hava taşımacılığı sektörünün küresel doğası göz önüne alındığında, bu kararın uluslararası havayolu şirketlerinin politikalarını gözden geçirmesine yol açması bekleniyor.
Sophie Lainault'un avukatı, kararın 'tarihi' olduğunu ve müvekkilinin yıllardır süren mücadelesinin haklılığını kanıtladığını söyledi. Air France'tan yapılan açıklamada ise kararın incelendiği ve temyiz yoluna başvurulabileceği belirtildi. Lainault'un tazminat miktarı ayrı bir dava sürecinde karara bağlanacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türk Hava Yolları ve diğer Türk havayolu şirketleri, Avrupa merkezli benzer davalarla karşılaşabilir. Türkiye'de de kabin görevlilerinin radyasyon maruziyeti konusunda yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerekebilir. Ayrıca, bu karar, Türk mahkemelerinde de emsal olarak kullanılabilir; özellikle iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı çerçevesinde kabin ekibinin sağlık taramalarının sıkılaştırılması gündeme gelebilir. Uluslararası sivil havacılık örgütlerinin standartları da bu yönde güncellenebilir.