Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde, Müslümanların Hz. Muhammed'in doğumunu kutladığı Mevlid Kandili dolayısıyla düzenlenmesi planlanan şenlikler, insansız hava aracı (drone) saldırısı endişesiyle son anda iptal edildi. Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, kutlamaların yapılacağı alanlara yönelik istihbarat uyarıları üzerine yetkililer, güvenlik gerekçesiyle etkinlikleri durdurma kararı aldı. Bu iptal, bölgede bir hafta içinde ikinci kez büyük bir halk etkinliğinin güvenlik kaygılarıyla iptal edilmesi anlamına geliyor. Geçtiğimiz günlerde de geleneksel Ashenda festivali, benzer nedenlerle son dakikada iptal edilmişti.
Arka Plan: Tigray'da Artan Gerilim
Tigray, 2020 yılından bu yana Etiyopya federal hükümeti ile bölgesel güçler arasındaki çatışmalara sahne oluyor. İki yıl süren savaşın ardından Kasım 2022'de imzalanan Pretoria Barış Anlaşması ile çatışmalar resmen sona ermiş olsa da, bölgede güvenlik tam anlamıyla sağlanabilmiş değil. Anlaşmanın ardından Eritre güçlerinin ve Amhara milislerinin bölgeden çekilmesi bekleniyordu; ancak bu süreç yavaş ilerliyor ve zaman zaman ihlaller yaşanıyor.
Mevlid kutlamalarının iptaline neden olan drone saldırısı tehdidi, özellikle son haftalarda artan insansız hava aracı faaliyetlerine dayandırılıyor. Bölgedeki bazı grupların, federal güçlerin veya Eritre ordusunun insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediğine dair raporlar yayımlıyor. Tigray yetkilileri, sivil toplulukların yoğun olarak bulunduğu etkinliklerin hedef alınabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, sivil halkın günlük yaşamını derinden etkiliyor ve toplumsal endişeyi artırıyor.
Ashenda festivali, Tigray'da her yıl Ağustos ayında düzenlenen ve kızların geleneksel kıyafetlerle şarkı söyleyip dans ettiği, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesinde yer alan önemli bir kültürel etkinlikti. Bu festivalin iptali, bölge halkı üzerinde büyük hayal kırıklığı yaratmıştı. Mevlid kutlamalarının da iptali, bölgedeki Müslüman toplumunun dini özgürlüklerini kısıtlıyor ve savaşın yaralarının henüz sarılmadığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Kırılgan Barış ve İnsani Kriz
Tigray'daki bu son gelişme, Pretoria Anlaşması ile sağlanan barışın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Anlaşmanın uygulanmasındaki aksamalar, hem bölge halkının güvenini sarsıyor hem de uluslararası toplumun Etiyopya'ya yönelik endişelerini artırıyor. Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği ve çeşitli ülkeler, taraflara anlaşmaya bağlı kalmaları çağrısında bulunuyor.
Etiyopya hükümeti ise güvenlik güçlerinin bölgede meşru operasyonlar yürüttüğünü ve halkın güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu savunuyor. Ancak insan hakları örgütleri, özellikle insansız hava aracı saldırılarında sivil kayıpların yaşandığına dikkat çekiyor. Bu saldırılar, uluslararası insancıl hukukun ihlali anlamına gelebilir ve savaş suçu olarak değerlendirilebilir.
Bölgedeki insani durum da kritik. Savaş nedeniyle yerinden edilen yüz binlerce insan halen kamplarda yaşıyor; temel gıda ve sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sıkıntılar var. Kıtlık riski, uluslararası kuruluşların raporlarında sıkça vurgulanıyor. Kutlamaların iptali, bu zor koşullar altında toplumun moralini daha da bozuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile tarihsel ve dostane ilişkilere sahip; Afrika Boynuzu'nda istikrarın sağlanması Ankara'nın bölgesel politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, Etiyopya'nın toprak bütünlüğünü desteklerken, barış sürecinin başarıya ulaşması için Afrika Birliği'nin çabalarını da destekliyor. Bu çerçevede Tigray'daki gelişmeler, Türkiye'nin bölgedeki yatırımları ve diplomatik girişimleri üzerinde doğrudan etkili olabilir. Öte yandan, Etiyopya'daki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı'nı da içine alan ticaret yollarının güvenliğini etkileyebileceği için Türkiye'nin ekonomik çıkarlarını da yakından ilgilendiriyor. Türkiye'nin, bölgedeki diğer aktörlerle işbirliği yaparak barışın güçlendirilmesine katkı sağlaması beklenir.