Fransa'da, aralarında 19. yüzyılın ünlü Rus şairi Aleksandr Puşkin'in de bulunduğu Rus edebiyat klasiklerinin nadir baskılarının prestijli kütüphanelerden çalınması olayında altı Gürcü vatandaşı 7 yıla kadar hapis cezasına çarptırıldı. Paris'te görülen davada, hırsızlık şebekesinin üyeleri, değerli kitapları çalarak yurt dışında satmakla suçlandı. Olay, Avrupa'da kültürel miras hırsızlığının boyutlarını bir kez daha gündeme getirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Hırsızlık olayları, 2021-2022 yılları arasında Fransa'nın en saygın kütüphanelerinden bazılarında gerçekleşti. Bibliothèque nationale de France (BnF) başta olmak üzere, çeşitli üniversite ve araştırma kütüphanelerinden, Puşkin, Gogol ve Dostoyevski gibi yazarların ilk baskıları ve imzalı nüshaları çalındı. Çalınan eserlerin piyasa değerinin 1 milyon euroyu aştığı tahmin ediliyor.
Fransız polisi, olayla ilgili iki yıl süren uluslararası bir soruşturma yürüttü. Interpol'ün de desteğiyle, Gürcistan, Almanya ve Fransa arasında koordineli operasyonlar düzenlendi. 2023 yılında gözaltına alınan altı kişi, Paris'te yargılandı. Sanıklar, kitapları özel olarak hedef aldıklarını ve nadir eserlerin satışından yüksek kar elde etmeyi planladıklarını itiraf etti.
Mahkeme, suçlulara 3 ila 7 yıl arasında değişen hapis cezaları verirken, ayrıca 500 bin euro para cezası ve Fransa'dan süresiz men cezası da uyguladı. Çalınan kitapların bir kısmı kurtarılarak kütüphanelere iade edildi, ancak bazı eserler hala kayıp.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Bu olay, kültürel mirasın korunması ve uluslararası suç şebekelerinin bu tür eserleri hedef alması açısından önemli bir dava olarak değerlendiriliyor. Nadir kitaplar ve el yazmaları, karaborsada yüksek fiyatlarla alıcı bulabiliyor; bu da organize suç gruplarını cezbediyor. Fransa, Avrupa'nın en büyük kütüphane koleksiyonlarına sahip ülkelerden biri olarak özellikle risk altında.
Öte yandan, bu dava Gürcistan için de diplomatik bir boyut taşıyor. Zira sanıkların tamamının Gürcü olması, ülke imajını zedelerken, yetkililer bu tür suçlarla mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini vurguluyor. Uzmanlar, kültürel miras hırsızlığının yalnızca Fransa'yı değil, tüm Avrupa ülkelerini tehdit ettiğini, bu nedenle ortak güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, bazı çevreler bu olayın Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Rus kültürüne olan ilginin artmasıyla bağlantılı olabileceğini öne sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye için doğrudan bir etki taşımasa da, kültürel miras kaçakçılığı ve organiza suçlarla mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini hatırlatmaktadır. Türkiye, zengin tarihi ve kültürel varlıklarıyla benzer hırsızlık olaylarına maruz kalabilmektedir. Özellikle Avrupa ile sıkı bağları bulunan Türkiye, Fransa'nın bu tür suçlarla mücadelede kullandığı yöntemleri (Interpol koordinasyonu, kapsamlı soruşturma) örnek alabilir. Ayrıca, Gürcistan'ın bu olaydan kaynaklanan imaj sorunu, Türkiye'nin Kafkasya politikası bağlamında bölgesel istikrarı da ilgilendirmektedir; çünkü suç şebekeleri sıklıkla sınır aşan faaliyetler yürütmekte ve Türkiye de coğrafi konumu nedeniyle transit nokta olabilmektedir.