Fransa'da, eşini uyutarak onlarca erkeğin tecavüz etmesine göz yuman Dominique Pelicot vakasının ardından benzer bir dava daha gündeme geldi. Lyon'da yaşayan bir koruma görevlisi, partnerini sakinleştirici ilaçlarla uyuşturup cinsel saldırıda bulunmakla suçlanıyor. Sanığın, Pelicot ile çevrimiçi platformlar üzerinden iletişim kurduğu ve bu görüşmelerin ardından eyleme geçtiği iddia ediliyor. Olay, Fransa'da kadına yönelik şiddet ve bilinçsiz haldeyken cinsel istismar konularını yeniden alevlendirdi. Duruşma, Fransız medyasında geniş yankı uyandırırken, adalet sisteminin bu tür vakalarla mücadeledeki yetersizliği tartışılıyor.
Olayın Detayları ve Pelicot Bağlantısı
50 yaşındaki Dominique Pelicot, 2011-2020 yılları arasında eşi Gisèle Pelicot'a uyku hapı vererek onu bilinçsiz hale getirmiş ve ardından internet üzerinden tanıştığı en az 50 erkeğin tecavüz etmesine izin vermişti. Pelicot, 2022 yılında 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Şimdi ise Lyon'da bir koruma görevlisi olan ve kimliği gizli tutulan 34 yaşındaki bir erkek, benzer bir yöntemle partnerine cinsel saldırıda bulunmakla suçlanıyor. İddianameye göre, sanık, Pelicot ile internet üzerinden bağlantı kurmuş ve onun yöntemlerini öğrenmişti. Sanığın, partnerine uyku ilacı vererek onu uyuşturduğu ve bu sırada cinsel saldırıda bulunduğu belirtiliyor. Duruşma öncesinde mağdur kadının ifadesinde, olayın ancak bir yıl sonra, Pelicot davasının medyada geniş yer bulması üzerine ortaya çıktığı ve polise başvurduğu öğrenildi.
Fransa'da Cinsel Şiddet ve Adalet Sistemi
Bu dava, Fransa'da cinsel şiddet mağdurlarının karşılaştığı zorlukları bir kez daha gündeme getirdi. Feminist örgütler, bu tür vakaların genellikle mağdurların suçlanması ve yetersiz kanıt nedeniyle düşük cezalarla sonuçlandığını belirtiyor. Pelicot vakası, Fransız toplumunda 'kadınların rızası' konusunda büyük bir tartışma başlatmıştı. Pelicot'un yargılandığı davada, mağdur Gisèle Pelicot duruşmaların açık yapılmasını talep ederek tüm dünyaya örnek olmuştu. Şimdi ise ikinci bir vaka, aynı yöntemler kullanılarak işlenmiş benzer bir suçu ifşa ediyor. Uzmanlar, internet üzerinden kurulan bağlantılar ve suç yöntemlerinin paylaşılmasının, bu tür suçların çoğalmasına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Fransız adalet sisteminin, sanığın Pelicot ile bağlantısını da göz önünde bulundurarak cezayı artırması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'de de benzer cinsel saldırı vakalarının önlenmesi ve mağdurların korunması açısından önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye'de uyuşturucu madde kullanarak işlenen cinsel saldırı vakaları giderek artıyor ve adalet sisteminde bu suçlarla mücadelede yetersizlikler yaşanıyor. Özellikle 'rıza' kavramının hukuki tanımı ve mağdurların duruşma süreçlerinde yaşadığı travma, Türkiye'de de gündemde olan konular. Pelicot benzeri bir ağın Türkiye'de de var olabileceği ihtimali, emniyet birimlerinin ve yargının bu konuda proaktif bir yaklaşım benimsemesini gerektiriyor. Ayrıca, bu tür vakaların medyada yer alması, toplumda farkındalık yaratarak mağdurların seslerini duyurmasına yardımcı olabilir. Küresel bir perspektiften bakıldığında, internet üzerinden suç yöntemlerinin yayılmasının önlenmesi için uluslararası işbirliği ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi elzemdir.