Fransa, Moskova'nın Rusya'da halen faaliyet gösteren Avrupalı şirketlerin varlıklarına el koyma kararını geri alması çağrısında bulundu. Paris yönetimi, aralarında İsviçreli gıda devi Nestle ve üç Fransız grubunun da bulunduğu şirketlere yönelik uygulamayı sert bir dille eleştirdi. Kremlin ise söz konusu varlıklara el konulmasını, "dost olmayan ülkeler" olarak tanımladığı devletlere karşı meşru bir savunma tedbiri olarak savunuyor. Karar, Batı ile Rusya arasında Ukrayna savaşı sonrası derinleşen ekonomik gerilimin yeni bir boyutunu oluşturuyor.
Gelişmenin arka planı
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri müdahalesinin ardından Batı ülkeleri, Moskova'ya karşı benzeri görülmemiş yaptırımlar uygulamaya başladı. Yüzlerce Batılı şirket Rusya pazarından çekilirken, bazıları faaliyetlerini sürdürme kararı aldı. Rus hükümeti ise bu şirketlerin varlıklarını denetim altına almak için bir dizi kararname yayımladı. Son olarak alınan kararla, Rusya'da kalmayı seçen Avrupalı firmaların iştirakleri geçici yönetim altına alındı. Fransa Dışişleri Bakanlığı, bu uygulamanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve yatırım güvenliğini zedelediğini belirtti. Paris, kararın derhal geri alınmasını talep etti. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise yaptığı açıklamada, el koyma kararının "dost olmayan ülkelerin düşmanca eylemlerine" karşı bir yanıt olduğunu ifade etti. Peskov, Rusya'nın kendi ekonomik çıkarlarını korumak zorunda olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Fransa'nın çağrısı, Avrupa Birliği'nin Rusya'ya yönelik ortak tutumunu yansıtmakla birlikte, üye ülkeler arasında farklı yaklaşımlar da bulunuyor. Bazı AB ülkeleri, Rusya'da kalan şirketlerinin zarar görmemesi için daha temkinli bir dil kullanmayı tercih ediyor. Öte yandan, el konulan varlıklar arasında Nestle gibi küresel bir markanın bulunması, meselenin sadece Avrupa ile sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Uluslararası yatırımcılar, Rusya'da kalan varlıklarının akıbeti konusunda endişeli. Uzmanlar, bu tür el koyma kararlarının Rusya'nın uluslararası ekonomik sistemden daha da izole olmasına yol açabileceği görüşünde. Ayrıca, kararın diğer ülkeler tarafından misilleme amaçlı kullanılabileceği ve küresel ticarette güven sorununu artırabileceği belirtiliyor. Avrupa Komisyonu, konuyu yakından takip ettiğini ve gerektiğinde ek yaptırımların gündeme gelebileceğini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya ile hem ekonomik hem de siyasi ilişkilerini dengede tutmaya çalışan bir ülke olarak bu gelişmeyi yakından izliyor. Rusya'da faaliyet gösteren birçok Türk şirketi bulunuyor ve bunların varlıkları da benzer bir riskle karşı karşıya kalabilir. Ankara, Batı yaptırımlarına katılmasa da Türk firmalarının zarar görmemesi için Moskova nezdinde girişimlerde bulunabilir. Ayrıca, el koyma kararlarının uluslararası hukuk boyutu, Türkiye'nin de taraf olduğu anlaşmalar açısından önem taşıyor. Türkiye, hem Batı ile ilişkilerini hem de Rusya ile enerji ve ticaret bağlarını koruma çabasında. Bu nedenle, gelişmeleri dikkatle takip ederek kendi ekonomik çıkarlarını koruyacak adımlar atması bekleniyor.