Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine güçlü bir aday olarak giren merkez sağın önde gelen isimlerinden eski Başbakan Édouard Philippe, Paris'te düzenlediği ilk büyük seçim mitinginde aşırı sağcı rakibi Marine Le Pen'e ağır eleştiriler yöneltti. Philippe, Le Pen ve partisi Ulusal Birlik'i (RN) 'iki yüzlülükle' suçlayarak, seçim vaatleri ile geçmiş icraatları arasındaki çelişkilere dikkat çekti. Miting, Le Pen'in hukuki sürecinin sona ereceği günlerde gerçekleşti. Eski başbakan, Le Pen'in söyleminin aksine, iktidara gelmesi durumunda Avrupa Birliği'nden çıkış veya eurodan vazgeçme gibi radikal politikaları gizlediğini öne sürdü.
Seçim Yarışında Yeni Bir Dönem
Édouard Philippe, 2017-2020 yılları arasında Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un başbakanı olarak görev yapmış, ardından kendi siyasi hareketini kurarak merkez sağda bağımsız bir çizgi benimsemişti. Philippe, Paris'teki mitinginde 'Fransa'nın geleceği için güvenilir bir alternatif' olduğunu vurgularken, Le Pen'in popülist söyleminin ülkeyi Avrupa'dan izole edeceğini savundu. Le Pen ise son dönemde anketlerde yüzde 30-35 arasında oy alarak ikinci tura kalma potansiyelini koruyor. Ancak Philippe, Le Pen'in ikinci turda yeniden kaybedeceğini çünkü Fransız halkının aşırı sağın gerçek yüzünü gördüğünü iddia etti.
Mitingde konuşan Philippe, 'Marine Le Pen, seçimlerden önce moderasyon maskesi takıyor ama iktidara gelirse bu maskeyi çıkaracak. O ve partisi, göçmen karşıtı ve AB düşmanı gerçek yüzlerini gizliyor' ifadelerini kullandı. Eski başbakan, Le Pen'in ekonomik vaatlerinin de mali açıdan gerçekçi olmadığını, Fransa'nın borç yükü altında ezileceğini söyledi.
Le Pen'in Hukuki Süreci ve Siyasi Etkileri
Marine Le Pen, Avrupa Parlamentosu'ndaki hayali işler skandalı nedeniyle yargılanıyor. Mahkemenin önümüzdeki haftalarda kararını açıklaması bekleniyor. Le Pen, 2004-2016 yılları arasında AP fonlarını parti çalışanlarına maaş olarak ödemekle suçlanıyor. Suçlu bulunması halinde 10 yıla kadar hapis ve 10 yıl süreyle kamu görevinden men cezası alabilir. Bu durum, Le Pen'in 2027 seçimlerine katılmasını engelleyebilir. Philippe, bu hukuki süreci 'demokrasi için bir sınav' olarak nitelendirirken, Le Pen'in adaylığının düşmesi halinde merkez sağın avantajlı konuma geçeceğini belirtti.
Uzmanlar, Le Pen'in adaylığının düşmesi durumunda RN'in başka bir adayla seçime gitmek zorunda kalacağını ve bu adayın Le Pen kadar güçlü olmayacağını düşünüyor. Philippe ise kendisini 'istikrar ve güvenin adayı' olarak konumlandırıyor. Mitingde ayrıca güvenlik, ekonomi ve eğitim gibi konularda somut vaatlerde bulunan Philippe, seçim kampanyasının ana temasını 'Fransa'yı birleştirmek' olarak belirledi.
Fransız Siyasetinde Merkez Sağın Geleceği
Édouard Philippe'in adaylığı, merkez sağda Cumhuriyetçiler (LR) partisinin zayıfladığı bir döneme denk geliyor. LR'nin oy oranı son seçimlerde yüzde 20'nin altına düşerken, Philippe kendi hareketi Horizons ile bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Macron ise 2027'de üçüncü kez aday olamayacağı için merkez sağın liderliği için rekabet kızışıyor. Philippe'in yanı sıra içişleri bakanı Gérald Darmanin de adaylık sinyali vermişti. Philippe, anketlerde şu anda yüzde 25-30 arasında oy alarak ikinci tura kalma potansiyeli taşıyor. Ancak Le Pen'in hukuki sürecinin sonucu, seçim dinamiklerini önemli ölçüde etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki cumhurbaşkanlığı seçimleri, Türkiye-AB ilişkileri açısından kritik önem taşıyor. Édouard Philippe'in merkez sağ çizgisi, Avrupa Birliği ile entegrasyon yanlısı bir duruş sergiliyor. Bu durum, Türkiye'nin AB üyelik süreci ve vize serbestisi gibi konularda daha yapıcı bir diyalog anlamına gelebilir. Öte yandan Marine Le Pen'in aşırı sağcı politikaları, Türkiye karşıtı söylemleriyle biliniyor. Le Pen'in adaylığının düşmesi, Fransa'da göçmen karşıtı ve İslamofobik politikalara yönelik baskıyı azaltabilir. Türkiye, Fransa ile savunma sanayi ve ticaret alanındaki iş birliğini güçlendirmek için seçim sonuçlarını yakından takip etmeli.