Fransa, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasa dışı İsrail yerleşimlerinde ticari faaliyet yürüten şirketlerin uluslararası hukuk kapsamında sorumlulukla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Çarşamba günü yapılan açıklamada, bu tür faaliyetlerin şirketleri önemli yasal, mali ve itibari risklere maruz bıraktığı belirtildi. Fransız hükümeti, işgal altındaki bölgelerde ticaret yapan işletmeleri, uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerine dikkat etmeye çağırdı.
Uluslararası hukuk ve yasa dışı yerleşimler
Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğu hatırlatıldı. 1967'den bu yana devam eden işgal sürecinde inşa edilen bu yerleşimler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve Uluslararası Adalet Divanı görüşleriyle defalarca kınandı. Açıklamada, "Bu yerleşimlerde faaliyet gösteren şirketler, uluslararası hukukun ihlaline ortak olma ve insan hakları ihlallerine katkıda bulunma riski taşımaktadır" ifadelerine yer verildi.
Fransız hükümetinin bu uyarısı, Avrupa Birliği'nin 2019 tarihli ve işgal altındaki topraklarda faaliyet gösteren AB şirketlerine yönelik rehber ilkeleriyle de uyumlu. Brüksel, daha önce yayımladığı belgelerde, bu tür faaliyetlerin şirketler için hukuki ve ticari riskler oluşturduğunu vurgulamıştı. Fransa'nın açıklaması, özellikle Batı Şeria'daki yerleşimlerde inşaat, tarım, turizm ve teknoloji sektörlerinde faaliyet gösteren Fransız ve uluslararası şirketlere yönelik bir hatırlatma niteliği taşıyor.
h2>Bölgesel ve küresel boyutBu gelişme, İsrail-Filistin çatışmasının çözümüne yönelik uluslararası çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin 2020'de yayımladığı bir raporda, yerleşimlerle bağlantılı 112 şirket listelenmişti. Bu şirketler arasında Airbnb, Booking.com, Expedia Group gibi otel rezervasyon platformları, motorlu taşıt kiralama şirketleri ve inşaat firmaları bulunuyor. Fransa'nın uyarısı, bu tür şirketlerin faaliyetlerini sürdürmeleri halinde Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde hesap verme riskini de beraberinde getiriyor.
Filistin yönetimi, Fransa'nın bu adımını memnuniyetle karşılarken, İsrail hükümeti ise uyarıyı "ikiyüzlülük" olarak nitelendirdi. İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Fransa'nın kendi topraklarında yürüttüğü sömürgeci politikaları unutarak Filistin'de ahlak dersi vermesi kabul edilemez" denildi. Orta Doğu'daki insan hakları örgütleri ise Fransa'nın uyarısını "olumlu bir adım" olarak değerlendirirken, bunun somut yaptırımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerini uzun süredir kınamakta ve bu yerleşimlerin iki devletli çözümün önündeki en büyük engel olduğunu savunmaktadır. Fransa'nın bu uyarısı, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası platformlarda Filistin davasına verdiği destekle örtüşmektedir. Ankara, benzer şekilde, uluslararası hukukun ihlalini önlemek için şirketlerin ve devletlerin sorumluluk alması gerektiğini sıkça dile getirmektedir. Bu gelişme, Türkiye'nin İsrail'e yönelik eleştirilerini haklı çıkaracak bir uluslararası mutabakat oluşturma potansiyeli taşımaktadır. Ayrıca, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde benzer konuları gündeme getiren Türkiye için bu tür adımlar, Filistin meselesinde küresel bilincin artmasına katkı sağlamaktadır.