Fransa, ABD yönetimi nezdinde kapsamlı bir diplomatik temas başlattı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 17 Haziran'da Versay Sarayı'nda düzenlenecek resmi bir akşam yemeğinde, ABD'nin Ukrayna'ya askeri ve mali desteğini artırması ve Rusya ile Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yönelik yaptırımları yeniden yürürlüğe koyması karşılığında, İran nükleer anlaşmasına (Kapsamlı Ortak Eylem Planı - JCPOA) verdiği desteği artırmayı teklif etmeyi planlıyor. FRANCE 24 muhabiri Philip Turle'ın aktardığına göre, bu stratejiyle Fransa, hem İran dosyasında elini güçlendirmek hem de Transatlantik ittifakı içinde kilit bir arabulucu rolü oynamak istiyor.
Versay'da bir pazarlık: İran nükleer anlaşması karşılığında Ukrayna'ya destek
Macron yönetimi, ABD Başkanı Joe Biden'ın İran konusunda Avrupalı müttefiklerle daha yakın çalışma arzusunu fırsata çevirmek istiyor. Fransa, 2015'te imzalanan ve 2018'de ABD'nin tek taraflı çekilmesiyle sekteye uğrayan JCPOA'nın yeniden canlandırılması için son dönemde yoğun çaba harcıyor. Ancak Washington, Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurması ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimlerine yeniden izin vermesi konusunda katı şartlar öne sürüyor. Fransa'nın önerisi ise, ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı desteği artırarak Rusya'yı zayıflatması halinde, Paris'in İran konusunda Washington'un çizgisine daha yakın durabileceği şeklinde.
Versay Sarayı'ndaki akşam yemeğinin, iki ülke arasındaki bu hassas pazarlığın dönüm noktası olması bekleniyor. Macron, Fransa'nın Avrupa'daki liderlik rolünü pekiştirmek ve ABD ile Avrupa arasında köprü vazifesi görmek istiyor. Öte yandan, Biden yönetiminin Ukrayna'ya yönelik desteği ABD Kongresi'nde giderek daha fazla sorgulanırken, Fransa'nın bu teklifi Washington için Ukrayna dosyasında Avrupa'nın daha fazla yük almasını sağlayacak bir araç olarak görülebilir.
Transatlantik dengeler ve Rusya faktörü
Fransa'nın bu diplomatik manevrası, Avrupa'nın güvenlik mimarisinde ABD'ye bağımlılık ile stratejik özerklik arasında gidip gelen dengeyi yansıtıyor. Macron, Avrupa'nın savunma ve dış politikada daha bağımsız hareket etmesi gerektiğini sık sık dile getirirken, Ukrayna savaşı bu hedefi ertelemeye zorladı. Fransa, NATO içinde ABD'nin liderliğini kabul etmekle birlikte, özellikle İran gibi hassas konularda kendi çıkarlarını korumaya çalışıyor. Öte yandan, Rusya'ya yönelik yaptırımların geri getirilmesi, Avrupa Birliği içinde tam bir mutabakat sağlanmış bir konu değil; Macaristan ve Slovakya gibi ülkeler yaptırımlara soğuk bakıyor. Bu nedenle Fransa'nın ABD'den bu yönde bir adım beklemesi, aslında Brüksel içindeki bölünmeleri de dolaylı olarak aşma girişimi olarak yorumlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin hem İran hem de Ukrayna politikalarını yakından ilgilendiriyor. İran nükleer anlaşmasının yeniden canlandırılması, Türkiye'nin komşusu İran'la enerji ticareti ve bölgesel iş birliği açısından önem taşıyor. ABD ile Fransa arasındaki pazarlık, anlaşmanın geleceğini belirleyebilir; bu da Türkiye'nin Tahran'la ilişkilerini etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Ukrayna savaşında arabulucu rolü oynarken (Karadeniz tahıl koridoru gibi), Fransa'nın ABD'den daha fazla destek talep etmesi, savaşın seyrini değiştirebilir. Ancak Türkiye, NATO içinde Rusya'ya yaptırım konusunda ABD ve Fransa'dan farklı bir pozisyonda duruyor; bu nedenle Versay'da alınacak kararlar, Türkiye'nin hem Batı hem de Rusya ile dengeli politikasını zorlayabilir.