Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa Birliği'nin (AB) uzun vadeli bütçe sorunlarına kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla, üye ülkelerin katkılarını artırmak yerine ABD merkezli büyük teknoloji şirketlerini hedef alan yeni vergiler uygulanması fikrini gündeme taşıdı. Bu girişim, Macron'un AB içinde artan bütçe açıklarına karşı somut adımlar atılması yönündeki çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle Google, Apple, Facebook ve Amazon gibi şirketlerin AB pazarından elde ettiği yüksek karların adil bir şekilde vergilendirilmesi hedefleniyor.
Macron'un Planı ve AB Bütçesine Yeni Kaynak Arayışı
Fransa, Avrupa Birliği'nin 2021-2027 dönemi bütçesinin yanı sıra COVID-19 sonrası toparlanma fonu için gereken kaynakların sağlanmasında zorluklar yaşandığı bir dönemde, yeni 'öz kaynak' mekanizmaları geliştirilmesini talep ediyor. Macron, bu bağlamda dijital hizmetler vergisi, karbon sınır düzenleme mekanizması ve finansal işlem vergisi gibi araçların AB düzeyinde hayata geçirilmesini savunuyor. Fransa Cumhurbaşkanı, yalnızca ulusal katkılara dayanan bir bütçe sisteminin sürdürülebilir olmadığını, AB'nin kendi gelir kaynaklarını yaratması gerektiğini vurguluyor.
Macron, bu hafta Brüksel'de düzenlenen AB Liderler Zirvesi'nde, dijital verginin 2023 yılına kadar yürürlüğe girmesi için somut bir takvim belirlenmesini talep etti. Ancak Almanya, Hollanda ve İrlanda gibi ülkeler, ABD ile ticari ilişkileri zedeleme endişesiyle dijital vergi konusunda daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Özellikle İrlanda, düşük kurumlar vergisi oranıyla teknoloji devlerini çektiği için bu tür bir vergilendirmeden doğrudan etkilenecek ülkelerin başında geliyor.
Küresel Boyut: ABD ile Olası Ticari Gerilimler
AB'nin Amerikan teknoloji devlerine yeni vergiler getirme planı, Washington ile ticari ilişkilerde yeni bir gerilim kaynağı oluşturabilir. ABD, daha önce Fransa'nın ulusal düzeyde uyguladığı dijital hizmetler vergisine misilleme olarak bazı Fransız ürünlerine gümrük vergisi getirmişti. Biden yönetimi, ABD şirketlerini hedef alan vergilere karşı çıksa da, OECD bünyesinde küresel bir dijital vergi anlaşması için müzakere masasında oturuyor. Macron, AB'nin bu konuda öncü rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyor.
Uzmanlar, AB'nin yeni öz kaynaklar yaratmasının, üye ülkeler arasındaki dayanışmayı güçlendirebileceğini ancak aynı zamanda blok içinde derin bölünmelere yol açabileceğini belirtiyor. Dijital verginin yanı sıra karbon vergisi de AB'nin Yeşil Mutabakat hedefleriyle uyumlu bir şekilde tartışılıyor. Bu vergilerin AB bütçesine yılda 15-20 milyar avro ek gelir sağlaması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin kendi gelir kaynaklarını çeşitlendirme çabaları, Türkiye-AB ilişkilerinde mali iş birliği açısından önemli bir gösterge. Türkiye, AB bütçesine katkı sağlayan aday ülke konumunda olmasa da, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi müzakerelerinde bu tür vergilendirme politikaları gündeme gelebilir. Ayrıca, AB'nin dijital vergi uygulaması, Türkiye'nin de ulusal düzeyde benzer vergiler getirme planlarına model teşkil edebilir. Öte yandan, ABD ile AB arasında çıkacak ticari gerilimler, küresel tedarik zincirlerini etkileyerek Türkiye ekonomisini dolaylı yoldan etkileyebilir.