Çekya'da cumhurbaşkanı ile başbakan arasındaki yetki çekişmesi, NATO'nun gelecek hafta Türkiye'de düzenlenecek zirvesi öncesinde su yüzüne çıktı. Prag yönetimi, anayasa mahkemesinin baskısı sonucu Cumhurbaşkanı Petr Pavel'in zirveye katılmasına izin verirken, ülke heyetine başkanlık etmesine izin vermeyerek savunma harcamaları konusundaki derin görüş ayrılığını ortaya koydu. Başbakan Petr Fiala liderliğindeki hükümet, Pavel'in NATO toplantısında Çekya'yı temsil etmesini engelleyerek, ülkenin ittifak içindeki konumunu zayıflatma riskini göze aldı.
Yargı kararı ve siyasi kriz
Çek anayasa mahkemesi, cumhurbaşkanının dış politikada temsil yetkisini sınırlayan hükümet kararını geçici olarak askıya aldı. Mahkeme, Pavel'in NATO zirvesine katılımının önünü açarken, heyet liderliği konusunda hükümetin takdir yetkisini tanıdı. Bu karar, ülkede aylardır süren yürütme organı içi çatışmanın yeni bir aşaması olarak görülüyor. Pavel, başkanlığı döneminde savunma bütçesinin GSYİH'nın yüzde 2'sine çıkarılmasını savunurken, Fiala hükümeti mevcut yüzde 1.4'lük oranı kademeli artırmaktan yana.
Uzmanlar, bu yetki krizinin NATO içinde Çekya'nın güvenilirliğini sorgulattığını belirtiyor. Brüksel'deki diplomatik kaynaklar, müttefiklerin Prag'dan net bir tutum beklediğini, ancak mevcut belirsizliğin ülkeyi ittifak içinde zayıf bir konuma getirdiğini ifade ediyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşının devam ettiği bir dönemde, Çekya'nın savunma taahhütleri konusundaki bu iç çekişme, diğer üyeler arasında rahatsızlık yaratıyor.
NATO zirvesi ve bölgesel yansımalar
11-12 Temmuz'da Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta düzenlenmesi planlanan NATO zirvesi, ittifakın genişleme ve savunma harcamaları hedeflerini masaya yatıracak. Türkiye'nin İsveç'in üyeliğine onay vermesi beklenen zirvede, Çekya'nın iç anlaşmazlığı dikkat dağıtıcı bir unsur olarak öne çıkıyor. Pavel'in zirveye Türkiye'nin ev sahipliğinde katılması planlanmıştı, ancak heyet liderliğindeki belirsizlik bu katılımı sembolik hale getiriyor.
Orta Avrupa ülkeleri, Rus tehdidine karşı NATO'nun doğu kanadının güçlendirilmesi konusunda hassas. Polonya ve Baltık ülkeleri savunma harcamalarını yüzde 2'nin üzerine çıkarırken, Çekya'nın bu konuda geride kalması bölgesel güvenlik dengeleri açısından sorgulanıyor. Prag, 2024 yılına kadar yüzde 2 hedefini tutturamazsa, ittifak içinde eleştirilerin odağı haline gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çekya'daki bu yetki krizi, NATO'nun genişleme sürecinde Türkiye'nin elini güçlendiriyor. İsveç'in üyeliğine onay vermesi beklenen Ankara, ittifak içinde savunma harcamaları ve terörle mücadele konularında belirleyici bir aktör konumunda. Çekya gibi üyelerin iç çekişmeleri, Türkiye'nin NATO içindeki stratejik önemini artırırken, savunma harcamaları konusundaki kriterlerin esnetilmemesi yönündeki tezini güçlendiriyor. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı bir zirve öncesinde Çekya'daki bu tartışma, Ankara'nın ittifak içinde dengeleyici bir güç olarak rolünü perçinliyor.