Fransa'da adalet sistemi, çocuklara yönelik cinsel şiddet iddialarıyla ilgili 88 bin şikayeti yeniden incelemeye aldı. Bu sayı, Adalet Bakanı Gérald Darmanin'in geçen ay emrettiği 70 bin rakamının oldukça üzerinde. Karar, 11 yaşındaki Lyhanna'nın öldürülmesinin ardından gelen kamuoyu baskısı sonucu alındı. Lyhanna'nın katili, daha önce çocuk istismarından hüküm giymiş ancak serbest bırakılmış bir kişiydi. Olay, Fransız adalet sisteminin çocuk koruma mekanizmalarındaki zafiyetleri bir kez daha gündeme getirdi.
Lyhanna cinayeti ve adalet sistemindeki kırılma
Lyhanna, Fransa'nın doğusundaki küçük bir kasabada yaşayan 11 yaşında bir kız çocuğuydu. Geçtiğimiz ay kaçırıldı ve öldürüldü. Katil, daha önce çocuk istismarı suçundan hüküm giymiş ve cezasını tamamlayarak serbest kalmıştı. Lyhanna'nın ailesi ve kamuoyu, yetkililerin bu kişiyi yeterince izlemediğini ve önleyici tedbirler almadığını savundu. Cinayet, Fransa genelinde büyük bir öfke dalgası yarattı ve sosyal medyada #JusticePourLyhanna etiketiyle protestolar düzenlendi.
Olayın ardından Adalet Bakanı Darmanin, tüm çocuk istismarı dosyalarının yeniden gözden geçirilmesi talimatını verdi. Başlangıçta 70 bin dosya hedeflenirken, soruşturma derinleştikçe bu sayı 88 bine yükseldi. Uzmanlar, bu kadar büyük bir incelemenin lojistik ve personel açısından zorluklar yaratacağını belirtiyor. Fransız polis ve adliye birimleri, mevcut personel ve kaynaklarla bu iş yükünün altından kalkmanın güç olduğunu ifade ediyor.
Fransa'da çocuk koruma politikalarının sorgulanması
Fransa, Avrupa'da çocuk istismarı vakalarının en yüksek olduğu ülkelerden biri. 2023 yılında 15 binden fazla çocuk cinsel istismar mağduru olarak kayıtlara geçti. Ancak uzmanlar, gerçek sayının çok daha yüksek olduğunu, çünkü birçok vakanın bildirilmediğini söylüyor. Fransız adalet sistemi, özellikle tekrarlayan suçluların takibinde yetersiz kalmakla eleştiriliyor. Lyhanna'nın katilinin serbest kalması, bu eleştirileri haklı çıkarır nitelikteydi.
Hükümet, bu skandalın ardından çocuk koruma yasalarını sıkılaştırmayı planlıyor. Yeni düzenlemeler arasında, istismar suçundan hüküm giyenlerin elektronik kelepçeyle takip edilmesi, risk değerlendirme sistemlerinin güçlendirilmesi ve mağdur destek merkezlerinin sayısının artırılması yer alıyor. Ancak muhalefet, bu önlemlerin yetersiz olduğunu ve sistemin köklü bir reforma ihtiyaç duyduğunu savunuyor.
Fransa'daki bu gelişme, diğer Avrupa ülkelerinde de benzer tartışmaları tetikledi. Birçok ülke, çocuk istismarı vakalarının soruşturulması ve mağdurların korunması konusunda daha etkin mekanizmalar oluşturma gerekliliğini yeniden değerlendiriyor. Avrupa Birliği de üye ülkelerde çocuk hakları standartlarının yükseltilmesi için yeni direktifler hazırlığında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki bu gelişme, Türkiye'de de çocuk istismarı vakalarının soruşturulması ve mağdur hakları konusunda önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor. Türkiye'de çocuk istismarı raporları son yıllarda artış gösterirken, adli süreçlerin etkinliği sıkça sorgulanıyor. Fransa'daki toplu dosya incelemesi, Türk adalet sisteminin benzer bir yöntemi uygulayıp uygulayamayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin çocuk hakları alanındaki olası yeni düzenlemeleri, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde bir uyum kriteri olarak öne çıkabilir. Bu süreç, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının çocuk koruma politikalarının iyileştirilmesi için daha fazla baskı yapmasına zemin hazırlayabilir.