Düğünden sadece üç gün önce kiminle evleneceğim söylendi. Ve kocamı ilk kez gözlerimin önüne gelmeden onunla evleneceğimi öğrendim. Bu, binlerce kadının yaşadığı bir gerçeklik: aile tarafından düzenlenen, rıza dışı evlilikler. Bu haberde, bir kadının kendi hikayesi üzerinden, dünyada hala devam eden bu uygulamanın perde arkasına ışık tutuyoruz.
Gelişmenin Arka Planı
Hikayenin kahramanı, isminin açıklanmasını istemeyen 28 yaşındaki bir kadın. Annesi ve babası tarafından, henüz 19 yaşındayken, uzak bir akrabayla evlendirilmek üzere hazırlıklar başlatılmış. Genç kız, o dönemde üniversite sınavlarına hazırlanıyormuş ve hayali öğretmen olmakmış. Ancak ailesi, "Kız okumaz, evlenir" diyerek onu okuldan almış.
Düğün hazırlıkları hızla ilerlerken, kendisine sadece üç gün önce damadın bir fotoğrafı gösterilmiş. "Bu senin kocan olacak" denmiş. O ana kadar onun sesini duymamış, karakterini bilmiyormuş. Ailesi, "Merak etme, iyi biridir" diyerek onu ikna etmiş. Ancak genç kadın, içten içe büyük bir korku yaşadığını itiraf ediyor.
Tören günü, gelinliğini giyerken eli ayağı titriyormuş. Nikah memurunun önünde "Evet" dediğinde, aslında bir yabancıya hayatını teslim ettiğini fark etmiş. Yıllar sonra bu deneyimi anlatırken, "Fotoğrafa aşık olmuştum; çünkü kocamı tanımıyordum" diyor. Bu ifade, zorla evliliklerin psikolojik boyutunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Zorla evlilikler, dünya genelinde milyonlarca kadını etkileyen bir insan hakları ihlali. Birleşmiş Milletler verilerine göre, her yıl 12 milyondan fazla kız çocuğu, 18 yaşından önce evlendiriliyor. Bu uygulama özellikle Güney Asya, Orta Doğu ve Afrika'nın bazı bölgelerinde yaygın. Türkiye'de de kırsal kesimlerde ve bazı geleneksel aile yapılarında benzer vakalar görülüyor.
Uluslararası toplum, bu sorunu çözmek için çeşitli sözleşmeler imzalamış olsa da, uygulamada ciddi boşluklar var. Kadınların eğitim hakkı, ekonomik bağımsızlığı ve hukuki korunması, zorla evliliklerin önlenmesinde kilit rol oynuyor. Ancak kültürel normlar ve yoksulluk, bu mücadeleyi zorlaştırıyor. Son yıllarda sivil toplum kuruluşları, mağdurlara hukuki destek sağlamak ve farkındalık yaratmak için çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 2018'de İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesiyle kadına yönelik şiddet ve zorla evlilikle mücadelede uluslararası eleştirilerin hedefi olmuştur. Bu gelişme, özellikle kırsal bölgelerdeki kadınların korunmasız kalmasına yol açmıştır. Türkiye'nin, zorla evlilikleri önlemek için mevcut yasaları etkin şekilde uygulaması ve toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmesi gerekmektedir. Bu tür haberler, Türk kamuoyunda farkındalık yaratmak ve politika yapıcıları harekete geçirmek açısından önemlidir.