ABD Merkez Bankası (Fed), yeni Başkan Kevin Warsh yönetimindeki ilk Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında politika faizini değiştirmeyerek mevcut seviyesinde sabit tuttu. Ancak Warsh'ın toplantı sonrası düzenlediği basın toplantısındaki şahin tonu, piyasalarda 'iyi bir aile kavgası' olarak nitelendirilen sert tartışmaların yaşandığını ortaya koydu. Morgan Stanley Investment Management stratejik gelir portföy yöneticisi Andrew Szczurowski, Warsh'ın bu sinyalleri hayata geçirip geçirmeyeceğinin henüz belirsiz olduğunu vurguladı.
Warsh'ın Şahin Duruşu ve FOMC İçindeki Tartışmalar
Fed, dün sona eren iki günlük toplantının ardından federal fon oranını yüzde 4,25-4,50 aralığında sabit tutma kararı aldı. Karar oybirliğiyle alınmış olsa da Başkan Warsh'ın basın toplantısında enflasyonla mücadelede daha agresif bir duruş sinyali vermesi, komite içinde görüş ayrılıkları olduğunu gösterdi. Warsh, 'Enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşü konusunda henüz emin değiliz. Gerekirse faizleri artırmaktan çekinmeyeceğiz' ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, bazı üyelerin ekonomik yavaşlama endişelerine rağmen sıkılaşma yanlısı kanadın ağır bastığını ortaya koydu. Szczurowski, konuya ilişkin değerlendirmesinde, 'Warsh'ın ilk basın toplantısı, FOMC içinde oldukça hararetli bir tartışmanın yaşandığını gösteriyor. Bu, iyi bir aile kavgasıydı. Ancak Warsh'ın bu şahin söylemi sürdürüp sürdürmeyeceği, önümüzdeki toplantılarda netleşecek' dedi. Piyasalar, Warsh'ın daha önce eski Başkan Donald Trump döneminde ekonomi danışmanı olarak görev yapması nedeniyle bağımsızlık konusunda endişeliydi. Ancak Warsh'ın ilk hamleleri, Fed'in geleneksel duruşundan sapmayacağı yönünde yorumlandı.
Piyasaların Tepkisi ve Küresel Etkiler
Fed'in faiz kararı ve Warsh'ın açıklamaları, küresel piyasalarda dalgalanmaya neden oldu. ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4,35'e yükselirken, dolar endeksi (DXY) 104,5 seviyesine çıktı. Gelişmekte olan ülke para birimleri, özellikle Meksika pesosu ve Güney Afrika randı, dolar karşısında değer kaybetti. Analistler, Fed'in sıkı para politikasını sürdürmesinin küresel likiditeyi daraltacağını ve borç yükü yüksek ülkeler için risk oluşturacağını belirtiyor. Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) da benzer şekilde faizleri sabit tutarken, küresel faiz indirim beklentileri ertelenmiş oldu. Morgan Stanley'in tahminlerine göre, Fed'in bu yıl yalnızca bir kez faiz indirimi yapması bekleniyor. Warsh'ın söylemleri, bu beklentiyi daha da öteleyebilir.
Warsh'ın Geleceği ve Fed'in Yönü
Kevin Warsh'ın başkanlık dönemi, Fed tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Warsh, 2006-2011 yılları arasında Fed yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmış ve 2008 krizinde bankalara yönelik kurtarma paketlerine karşı çıkmıştı. Şimdi ise başkan sıfatıyla, enflasyonla mücadele ile ekonomik büyümeyi dengeleme zorluğuyla karşı karşıya. FOMC üyelerinin nötr faiz oranına ilişkin tahminleri (dot plot) değişmezken, 2025 yıl sonu için medyan politika faizi beklentisi yüzde 4,25-4,50 aralığında sabit kaldı. Uzmanlar, Warsh'ın önümüzdeki dönemde verilere dayalı bir yaklaşım benimseyeceğini, ancak piyasalarda 'şahin' olarak algılandığı sürece volatilitenin devam edeceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in faiz indirim beklentilerini ertelemesi ve Warsh'ın şahin duruşu, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için sermaye akışlarını olumsuz etkileyebilir. Doların güçlenmesi, Türk Lirası üzerinde baskı yaratırken, TCMB'nin faiz indirim sürecini de zora sokabilir. Türkiye'nin cari açık ve yüksek enflasyon sorunları göz önüne alındığında, küresel likiditenin daralması dış finansman ihtiyacını artıracaktır. Ayrıca, Fed'in sıkı politikası, Türkiye'nin ihracat pazarlarında talep daralmasına neden olabilir. Ancak Türkiye'nin Doğu Avrupa ve Ortadoğu'daki enerji koridoru rolü, jeopolitik konumunu güçlendirerek bu etkileri kısmen hafifletebilir. Yatırımcıların şu anki odak noktası, TCMB'nin Fed'e paralel bir duruş sergileyip sergilemeyeceğidir.