ABD'nin Florida eyaletinde üniversitelerde ırk ve cinsiyet konularının nasıl öğretileceğine dair getirilen yasal kısıtlamalar, federal temyiz mahkemesi tarafından ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle iptal edildi. Atlanta merkezli 11. Bölge Temyiz Mahkemesi, Salı günü oy çokluğuyla aldığı kararda, 2023 yılında Florida Valisi Ron DeSantis tarafından imzalanan 'Bireysel Özgürlükler Yasası'nın üniversiteleri ilgilendiren bölümlerinin, Birinci Anayasa Değişikliği'ne aykırı olduğuna hükmetti. Mahkeme, yasanın belirli kavramların öğretilmesini yasaklayan hükümlerinin anayasal güvence altındaki ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini belirtti.
Yasanın içeriği ve mahkeme kararı
Vali DeSantis'in imzaladığı 'Bireysel Özgürlükler Yasası' (HB 7), devlet okullarında ve üniversitelerde ırk, renk, cinsiyet veya ulusal kökene dayalı olarak bir kişinin ayrıcalıklı veya baskı altında olduğu yönünde eğitim verilmesini yasaklıyordu. Ayrıca, ırkçılık veya cinsiyetçilik gibi kavramların bireylerin karakterlerine atfedilmesini de engelliyordu. Yasa, eleştirmenler tarafından 'tarihin beyazlatılması' ve 'eğitimde sansür' olarak nitelendiriliyordu. Mahkeme, 2'ye 1 oyla aldığı kararda, yasanın üniversite düzeyinde belirli fikirlerin ifade edilmesini yasaklamasının 'içerik temelli bir ayrımcılık' olduğuna ve 'aşırı geniş' kapsamı nedeniyle anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. Kararda, 'Birinci Değişiklik, hükümetin belirli fikirleri diğerlerine tercih etmesini veya hoşlanmadığı görüşleri bastırmasını yasaklar' ifadelerine yer verildi.
Karara muhalefet eden Yargıç Kevin Newsom ise, yasanın sadece devlet üniversitelerindeki zorunlu eğitim programlarını kapsadığını ve bu tür düzenlemelerin eyaletin eğitim standartlarını belirleme yetkisi dahilinde olduğunu savundu. Ancak çoğunluk, yasanın kapsamının çok geniş olduğu ve sadece ders içeriklerini değil, üniversite kampüslerindeki konuşmaları da etkilediği görüşünde birleşti.
Hukuki süreç ve tarafların tepkileri
Dava, Florida'da öğrenci, öğretim üyesi ve sivil toplum örgütleri tarafından açılmıştı. Davacılar, yasanın akademik özgürlüğü ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini savunuyordu. Florida Valisi DeSantis ise yasayı savunarak, 'öğrencilere ırkçılık veya cinsiyetçilik gibi bölücü kavramların dayatılmasını' önlemeyi amaçladıklarını söylemişti. Kararın ardından Florida Eğitim Bakanlığı, eyaletin bu kararı temyize götürmeyi değerlendirdiğini duyurdu. Bu dava, ABD'deki geniş çaplı 'kültür savaşları'nın bir parçası olarak görülüyor; birçok eyalet benzer yasalar çıkarmış veya çıkarmayı değerlendirmişti. Kararın, diğer eyaletlerdeki benzer düzenlemeler için emsal teşkil edebileceği yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu karar, eğitim özgürlüğü ve ifade hürriyeti bağlamında evrensel bir tartışmayı yansıtıyor. Türkiye'de de yükseköğretimde akademik özgürlükler ve müfredat belirleme konuları zaman zaman gündeme gelmektedir. ABD federal mahkemesinin bu kararı, eğitimde siyasi müdahalelere karşı hukukun bağımsız bir denetim mekanizması olarak işleyebileceğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Türkiye'de benzer bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, YÖK ve üniversiteler arasındaki ilişkilerde benzer gerilimler yaşanabilmektedir. Küresel ölçekte ise bu karar, ifade özgürlüğü ile eğitim politikaları arasındaki hassas dengeyi yeniden gündeme taşıyarak, demokratik hukuk devletlerinde yargı bağımsızlığının önemini vurgulamaktadır.