Florida’nın kötü şöhretli “Alligator Alcatraz” göçmen gözaltı merkezinde tutulanlar, gardiyanların kendilerine İngilizce belgeler imzalatmak için sistematik olarak yemek ve temiz su vermediğini öne sürüyor. Gözaltındaki kişiler, anlamadıkları İngilizce belgeleri imzalamayı reddettikleri için ‘çürümüş’ su verildiğini ve öğünlerinin kesildiğini belirtiyor. Guardian’ın ulaştığı ifadelere göre, merkezdeki koşullar uluslararası insan hakları standartlarının altında.
Belge imzalamayan aç kalıyor
Guardian gazetesinin haberine göre, Florida Valisi Ron DeSantis döneminde ‘Alligator Alcatraz’ olarak anılmaya başlanan Immokalee Gözaltı Merkezi’nde tutulan göçmenler, İngilizce bilmedikleri için kendilerine uzatılan belgeleri imzalamayı reddedince cezalandırılıyor. Görgü tanıkları, gardiyanların “Ya imzalarsın ya da yemek yok” dediğini aktarıyor. Bazı tutukluların günlerce yemek yemediği, sadece ‘çürümüş’ olarak tanımladıkları suyu içmeye zorlandıkları ifade ediliyor.
Merkezde kalan bir Kübalı göçmen, Guardian’a yaptığı açıklamada, “Belgeyi okuyamıyorum, ne yazdığını bilmiyorum. İmzalarsam sınır dışı edileceğimi söylüyorlar. Ama açlık dayanılmaz hale geliyor” dedi. Olaylar, ABD İç Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi’nin (ICE) özel şirketlerle çalıştığı merkezlerde yaşanıyor.
‘Alligator Alcatraz’ın karanlık sicili
DeSantis yönetimi tarafından 12 milyon dolarlık ek bütçeyle genişletilen merkez, daha önce de insan hakları ihlalleriyle gündeme gelmişti. Timsahlarla çevrili konumu nedeniyle ‘Alligator Alcatraz’ lakabını alan tesis, özellikle Küba, Haiti ve Orta Amerika’dan gelen sığınmacıların tutulduğu bir merkez olarak biliniyor. Göçmen hakları örgütleri, tesiste dil engeli nedeniyle göçmenlerin yasal süreçlerden habersiz kaldığını, avukata erişimlerinin kısıtlandığını belirtiyor.
Florida’da halihazırda birçok göçmen merkezi benzer şikayetlerle karşı karşıya. American Civil Liberties Union (ACLU), DeSantis’in “göçmen karşıtı” politikalarının bu tür ihlalleri körüklediğini savunuyor. Merkezdeki doktorların da bazı durumlarda göçmenlerin sağlık şikayetlerini dikkate almadığı iddia ediliyor.
Uluslararası boyut: ABD’nin göç politikası mercek altında
Bu iddialar, ABD’nin göçmen politikalarının uluslararası alanda eleştirilmesine yol açıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), sığınmacıların dil engeli nedeniyle haklarından mahrum bırakılmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguluyor. Avrupa Birliği ve Latin Amerika ülkeleri, ABD’nin göçmen muamelesine ilişkin raporlar istiyor.
Özellikle Küba ve Venezuela’dan kaçan sığınmacılar, Florida’da yoğunlaşan göçmen merkezlerinde benzer sorunlar yaşadıklarını dile getiriyor. Bu durum, bölgesel diplomaside ABD’nin elini zayıflatıyor. Meksika ve Orta Amerika ülkeleri, ABD’nin göçmenleri “insanlık dışı” koşullarda tuttuğunu belirterek, iş birliğini sorguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki göçmen merkezlerinde yaşanan insan hakları ihlalleri, Türkiye’nin de benzer eleştirilere maruz kaldığı bir dönemde gündeme geliyor. Türkiye, Suriyeli mültecilere yönelik politikaları nedeniyle zaman zaman Batılı ülkeler tarafından eleştirilirken, ABD’deki bu tablo, çifte standart tartışmalarını alevlendirebilir. Türk diplomasisi, bu tür haberleri, mülteci politikalarında “daha insancıl” bir yaklaşım sergilediğini vurgulamak için kullanabilir. Ancak doğrudan bir etkisi bulunmamakla birlikte, küresel göç yönetimindeki bu tür ihlaller, uluslararası hukukun evrenselliği ilkesini zedeliyor ve Türkiye’nin de dahil olduğu ülkelerin göçmen hakları konusunda daha şeffaf olması gerektiğini hatırlatıyor.