İngiltere'de film yapımcısı Alan Latham'a ait 50'den fazla şirket, Companies House tarafından ticaret sicilinden silindi. Bu şirketler arasında Liz Hurley'nin başrol oynadığı bir film için kurulan yapım şirketi de bulunuyor. Silme işlemi, şirketlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya faaliyet göstermemesi gerekçesiyle yapıldı. Ancak bu durum, söz konusu şirketlerde çalışan yüzlerce kişinin ücret ve tazminat alacaklarını tahsil etmesini imkansız hale getirdi. Çalışanlar, yasal yollara başvurmayı planladıklarını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Alan Latham, İngiltere'de bağımsız film yapımcılığıyla tanınan bir isim. Kariyeri boyunca birçok düşük bütçeli film ve belgesel projesinde yer aldı. Ancak son yıllarda şirketlerinin mali durumu bozuldu. Companies House kayıtlarına göre, Latham'ın kontrolündeki 50'den fazla şirket, yıllık raporlarını sunmamak veya iflas başvurusu yapmamak gibi nedenlerle sicilden silindi.
En dikkat çekici vaka, Liz Hurley'nin oynadığı "The Last Witness" filmi için kurulan yapım şirketi oldu. Bu şirket de listede yer alıyor. Şirketin silinmesiyle filmde çalışan ekip üyeleri, emeklerinin karşılığını alamayacak. İşçi sendikaları, durumu "büyük bir adaletsizlik" olarak nitelendirdi ve hükümete çağrıda bulundu.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu olay, İngiltere'de şirketlerin hukuki sorumluluklarının denetimindeki zafiyetleri bir kez daha gündeme getirdi. Companies House, yılda binlerce şirketi sicilden silerken, bu silme işlemlerinin çalışan haklarını koruyacak mekanizmalardan yoksun olduğu eleştiriliyor. Avrupa genelinde de benzer sorunlar yaşanıyor: Taşeronlaşma ve paravan şirketler, işçilerin sendikal haklarını kullanmasını ve ücret alacaklarını takip etmesini zorlaştırıyor. Özellikle yaratıcı endüstrilerde, proje bazlı çalışma yaygın olduğu için çalışanlar daha kırılgan hale geliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), bu tür vakaların küresel ölçekte arttığına dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer şirket silme ve alacak tahsilatı sorunları yaşanıyor. Özellikle inşaat, medya ve yaratıcı sektörlerde çalışanlar, paravan şirketler nedeniyle ücretlerini alamama riskiyle karşı karşıya. Bu tür vakalar, Türkiye'de iş hukukunun etkin uygulanması ve şirket denetiminin güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Uluslararası normlara uyum çerçevesinde, Türkiye'nin de çalışan haklarını koruyacak mekanizmaları geliştirmesi önem taşıyor.