ABD, İran ve Pakistan'dan üst düzey diplomatik heyetler, İsviçre'de bir araya geliyor. Görüşmelerin ana gündem maddesinin Afganistan'daki güvenlik durumu ve bölgesel istikrar olduğu belirtiliyor. Orta Doğu'daki gerilimlerin azaltılması ve Afganistan'da Taliban'ın kontrolü sonrası oluşan yeni dengelerin ele alınacağı toplantı, üç ülke arasında nadir görülen bir diplomasi trafiğine işaret ediyor.
Görüşmelerin arka planı
İsviçre'nin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya ABD'den Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, İran'dan Dışişleri Bakanı Yardımcısı düzeyinde bir heyet ve Pakistan'dan da üst düzey diplomatlar katılıyor. Üç ülke arasında doğrudan bir diyalog mekanizması uzun süredir bulunmuyor; özellikle ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelerin tıkanması ve Pakistan'ın Afganistan politikası, bu toplantıyı daha da önemli kılıyor. Görüşmelerin, Afganistan'da artan güvenlik tehditleri ve bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik ortak adımlar atılmasını hedeflediği ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Afganistan, ABD'nin 2021'de çekilmesinin ardından Taliban'ın kontrolüne geçmişti. Bu durum, özellikle Pakistan ve İran için sınır güvenliği açısından yeni riskler doğuruyor. Pakistan, Taliban'la tarihsel bağları nedeniyle Afganistan'da istikrar için önemli bir aktör olarak görülüyor. İran ise Afganistan'daki Şii nüfus ve su kaynaklarının paylaşımı gibi konularda hassas. ABD'nin ise bölgede terörle mücadele ve istihbarat paylaşımı gibi çıkarları bulunuyor. Üç ülkenin bir araya gelmesi, Afganistan'daki durumun artık daha geniş bir bölgesel iş birliğini gerektirdiğini gösteriyor. Ayrıca, ABD'nin İran'la dolaylı da olsa bir araya gelmesi, nükleer müzakerelerdeki tıkanıklığın aşılmasına yönelik sinyaller olarak yorumlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'daki gelişmeleri yakından takip etmektedir; zira bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'ye yönelik göç dalgalarını ve terör tehdidini artırabilir. ABD, İran ve Pakistan arasındaki bu görüşmeler, Afganistan'ın geleceğine dair alternatif diplomatik kanalların açılması anlamına geliyor. Türkiye, daha önce Afganistan'da Taliban ile diyalog kuran ülkelerden biri olarak, bu tür bölgesel girişimlerin bir parçası olma potansiyeline sahiptir. Türkiye'nin Kabil Havalimanı'nı işletme çabaları ve bölgesel güvenlik konusundaki rolü düşünüldüğünde, bu tür toplantıların Türk dış politikası için hem fırsatlar hem de dikkatle izlenmesi gereken riskler barındırdığı söylenebilir.