İsrail'de cezaevinde tutulan Filistinli esir Hasan Salameh, İsrail hapishanelerindeki koşulları "son derece ağır" olarak nitelendirdi. Salameh, hücre hapsinde tutulan mahkumların sürekli baskınlara, dayaklara, açlığa ve tıbbi bakımın ihmaline maruz kaldığını belirtti. Janot hücre hapsi bölümünden gönderdiği mesajda, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve Filistinli mahkumların insanlık dışı koşullarda yaşam mücadelesi verdiğini aktardı. Salameh'in ifadeleri, İsrail cezaevlerindeki duruma ilişkin uluslararası kamuoyunda yeni tartışmalara yol açtı.
Janot Cezaevi'nde izolasyon ve kötü muamele
Hasan Salameh, 1997 yılında İsrail tarafından tutuklanmış ve hakkında 38 kez müebbet hapis cezası verilmiş bir Filistinli direnişçi olarak biliniyor. Salameh, mesajında özellikle son dönemde yaşanan baskıların arttığını ifade etti. Hücre hapsindeki mahkumların günde sadece birkaç saat dışarı çıkabildiğini, ancak bu sürelerin de keyfi olarak kısıtlandığını öne sürdü. Ayrıca, cezaevi görevlilerinin düzenli olarak mahkumlara şiddet uyguladığını, yiyecek ve su verilmesini engellediğini belirtti.
Salameh, açlık grevlerinin de cezaevi yönetimi tarafından şiddetle bastırılmaya çalışıldığını aktardı. Geçtiğimiz ay birçok mahkumun açlık grevine başladığını, ancak görevlilerin bu grevleri kırmak için zorla besleme dahil çeşitli yöntemler uyguladığını söyledi. Filistinli mahkumların sağlık sorunlarına da dikkat çeken Salameh, tıbbi muayenelerin ihmal edildiğini, acil durumlarda hastaneye sevk edilmediğini, bazı mahkumların tedavi edilmeyen hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.
Uluslararası tepkiler artıyor
Hasan Salameh'in açıklamaları, Filistinli esirlerin durumuna ilişkin uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarıyla örtüşüyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü daha önce İsrail cezaevlerinde işkence yapıldığını belgelemişti. Birleşmiş Milletler de İsrail'i uluslararası hukuka uymaya çağırmıştı. Ancak İsrail hükümeti bu iddiaları reddediyor ve Filistinli mahkumları "güvenlik riski" olarak nitelendiriyor.
Filistin yönetimi ve Hamas ise Salameh'in açıklamalarını doğrulayarak, İsrail'in bu politikalarının barış sürecini olumsuz etkilediğini vurguladı. Özellikle esir değişimi anlaşmalarında Filistinli mahkumların durumu kritik bir öneme sahip. Son dönemde İsrail'de yaşanan siyasi kriz nedeniyle esir takası konusunda ilerleme sağlanamıyor. Salameh'in mesajı, bu konudaki duyarlılığı yeniden artırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını destekleyen ve İsrail'in uluslararası hukuka aykırı uygulamalarını eleştiren bir ülke olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Filistinli mahkumlara yönelik insani yardım ve diplomatik destek politikalarını güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı platformlarında İsrail'i kınaması beklenir. Türkiye'nin bölgedeki insani krizlere müdahale geleneği göz önüne alındığında, Filistinli esirlerin durumu Ankara'nın gündeminde üst sıralarda yer alabilir. Bu durum, Türkiye-İsrail ilişkilerindeki mevcut gerginliği de derinleştirme potansiyeli taşıyor.